III. Bölüm İTİKADİ MEZHEPLERİN İHTİLAFI VE 73 FIRKA

Aynı İslam dininin mensupları, Hz. Peygamberden sonra farklı mezheplere ayrılmışlardır. Bu mezhepler, “İslam dininin itikadî ve amelî sahadaki düşünce ekolleridir.”1

Mezhep, gitmek anlamındaki z-h-b kökünden türetilmiş bir kelime olup, “gidilen yol” anlamındadır.2 Hz. Peygamber şu ifadeleriyle insanlık âlemindeki ihtilaf gerçeğine işaret eder:

“Yahudiler 71 fırkaya bölündü, Hristiyanlar 72 fırkaya. Ümmetim ise 73 fırkaya bölünecek. Biri dışında hepsi ateşte olacak. Kurtulan fırka benim ve ashabımın yolundan gidenlerdir.”3

Zayıf bir rivayette ise “biri dışında hepsi cennettedir” denilmiştir.4

73 fırka ile ilgili hadislerin sıhhat durumu hakkında hayli konuşulmuşsa da,5 bizce fırkalara bölünme, tarihi bir realitedir ve ilgili hadisler bu realitenin ifadesidir.

Hadislerin sıhhati kabul edildiğinde “73 fırkadan muradın ne olduğu?” meselesi karşımıza çıkar. Bu konuda, “bundan muradın tam 73 fırka olduğu veya bunun kesretten kinaye olduğu” şeklinde başlıca iki görüş vardır.:

-73 fırka ifadesini hakikat anlamında kabul edenler:

Bunlar başlıca itikadi fırkaları nazara verirler ve bunlardan çıkan tali kollarla 73 fırkaya tamamlarlar. Bu fırkaların başlıcaları, “Hariciler, Şia, Mu’tezile, Cebriye, Mürcie”dir. Bunlar ve bunlardan çıkan fırkalarla 73 rakamına ulaşmaya çalışan müellifler arasında tam bir ittifak yoktur.6

Kaldı ki bundan yüzlerce yıl evvelinde 73 fırka tek tek sayıldığında, sonradan çıkan fırkaları izah etmek hiç de kolay olmayacaktır.

-73 fırka ifadesini kesretten kinaye olarak görenler:7

Arapçada 7, 70, 700 gibi ifadeler çokluk bildirir. Mesela,

-“yedi sema”8

-“yedi deniz”,9

“Onlar (münafıklar) için 70 defa da istiğfar etsen, Allah onları affetmeyecek.”10

“İman 70 küsur şubedir”11 gibi nasslarda bunu görebiliriz.

73 fırkadan her biri kendini “fırka-i naciye” yani kurtulan fırka olarak kabul eder.12 Fığlalı’nın yorumuyla, “nasıl bugün siyasi partiler devleti ve milleti en iyi kendilerinin yönetebileceğini söylüyor ve bu işin gerektirdiği ‘en doğru fikrin’ kendi partilerince ortaya konduğunu iddia ederek iktidar için hesaplar yapıyor, taraftar kazanma yollarını arıyorlarsa, İslam tarihinde gördüğümüz fırkalar da, en iyi ve en doğru fırkanın kendileri olduğunu ileri sürmüş ve sürmektedirler.”13

73 fırka hadislerinde geçen “Biri dışında hepsi ateştedir” ifadesine Mevlüt Özler şöyle yaklaşır:

“Bu bizzat narda (ateşte) olmayı değil, Kur’an ve Sünnetin yolundan ibaret olan hakka, doğruya isabet edememeyi ifade eder… Hz. Peygamber böyle diyerek onların görüş ve düşüncelerinin yanlışlığına dikkat çekmiştir.”14

Şatıbî, aynı meselede şuna dikkat çeker:

“Biri dışında hepsi ateştedir” ifadesi, zahirde tehdit hükmünü iktiza eder. Cehennemde ebedilik veya ebedi olmayış “meskûtun anh”dır, yani belirtilmemiştir. Dolayısıyla cehennemde ebediliğe bu ifadede bir delil yoktur. Çünkü cehennemle tehdit kâfirlere yönelik olabildiği gibi, asi mü’minlere de yönelik olabilmektedir.15

Bediüzzaman, kurtulan fırkayı “fırka-i naciye-i kâmile” tabiriyle ifade eder.16 Yani kâmil manada kurtulan bir tanesi olacak, diğerleri az veya çok haktan inhiraf edeceklerdir.

Hz. Peygamber yere bir çizgi çizer, “işte bu doğru yol” der. Sonra bu çizginin sağına soluna eğri çizgiler çizer. “Bunlar da başka yollar… Bunlardan her biri üzerinde o yola çağıran bir şeytan vardır” buyurur ve şu ayeti okur:17

“İşte bu benim dosdoğru yolumdur, ona uyunuz. Başka yollara uymayın ki, sizi O’nun (Allahın) yolundan ayırmasın…”18

Malumdur ki iki nokta arasında en kısa mesafe, doğrudur. Bunun dışında yer alan eğriler, az veya çok doğrudan inhiraf etmişlerdir. Mesela, Allah’ın sıfatları konusunda, o sıfatları inkâr eden muattıla tefrit, onları mahlûkatın sıfatlarına benzeten müşebbihe ifrat etmişlerdir. “Allahın bizce keyfiyeti meçhul sıfatları vardır” diyen ehl-i sünnet ve cemaat ise, istikameti yakalamışlardır.

Keza, kader meselesinde kaderi inkâr eden mu’tezile tefrit, insanın hür iradesini reddeden cebriye ifrat etmiştir. “İlahi kader vardır. Fakat insan cüz-i ihtiyari sahibidir, dolayısıyla mes’uldür” diyen ehl-i sünnet ve cemaat istikameti ifade etmiştir.

Bu iki misal gibi, 73 fırkayı meydana getiren ekoller, ya ifrat veya tefrit ucunda yer almışlardır. İstikametli yorum ise ehl-i sünnetin olmuştur.

1Fığlalı, Çağımızda İtikadi İslam Mezhepleri, s. 1

2İbn Manzur, I, 393-394

3Tirmizi, İman,18; İbn Mace, Fiten, 17; Ebu Davud, Sünne, 1

4Aclûnî, I, 150

5Bu konudaki görüşler için, bkz. Mevlüt Özler, İslam Düşüncesinde 73 Fırka Kavramı, Nun Yay. İst. 1996, s. 29-39

6Bkz. Özler, s. 67-78

7Mezhepler Tarihi sahasında eser veren Ethem Ruhi Fığlalı ve Mevlüt Özler, 73 Fırkayı kesretten kinaye olarak kabul ederler. Bkz. Fığlalı, s. 4; Özler, s. 80

8Bakara, 27

9Lukman, 27

10Tevbe, 80

11Müslim, İman, 58

12Bkz. Özler, s. 93-95; Fığlalı, s. 5

13Fığlalı, s. 2

14Özler, s. 122

15Şatıbî, İ’tisam, Daru’l- Kütübi’l- İlmiyye, Beyrut, 1995, s. 413

16Nursi, Mektubat, s. 106

17Râzî, XIV, 3; İbn Kesir, III, 360; Kurtubi, VII, 90

18En’am, 153

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir