Mazi, hal ve istikbal, zamanın üç boyutudur. İnsan sadece hâli yaşayan bir varlık değildir. O, geçmiş ve gelecekle de ilgilenir. Hamdi Yazır bu konuda şu güzel yorumu yapar:
“İnsanlar daha ziyade ileriyi görsün diye gözleri öne nâzır olarak yaratılmışlardır… Boyunları ise, ihtiyaç olduğunda öndeki gözleri arkaya çevirip baktırabilecek hareketli bir mihver hâlindedir… Bir istikbâl yolcusu için bu yaratılış şeklinin büyük bir uyarıcı önemi vardır.” (I, 58)
Yâni, insan geleceği hedeflemeli ve oraya müteveccihen hareket etmelidir. Ancak istikbâlin yüce hedeflerine giderken, zaman zaman geriye bakmayı da unutmamalıdır. Geçmişe bakan, önünü daha iyi görür. Tarih baştan sonra ibretler tablosudur. Bu tabloyu seyretmeyenler emin adımlarla geleceğe yürüyemezler. Geçmişteki hataların benzerlerini tekrar ederler.
