Takdim

Kur’an-ı Kerim, insanlığa son İlâhî mesaj.

En büyük peygamberin, en büyük mu’cizesi.

Hayat okyanusunda yol alan insanlığa bir pusula.

Kâinat kitabının ezelî bir tercümesi.

İnsanların ferdî, ailevî ve sosyal hayatlarında en sağlam rehber.

Ebed ülkesinin mukaddes haritası…

Bu mahiyetteki Kur’an, elbette okunmak, anlaşılmak ve hayata uygulanmak için gönderilmiştir. O bir öğüt kitabıdır. Kıssalarla, temsillerle, vurgulu ifadelerle… devamlı uyarıda bulunmaktadır. Fakat nedense Kur’an’a inananlardan pek çoğu bu öğütleri anlamaya yanaşmamakta, gündelik işlerin telâşında boğulup gitmektedir. Kur’an’ın ilk ve en büyük muhatabı olan Rasulullah, ümmetinin bu halinden şikâyetçidir. Kur’an’da anlatıldığı üzere, hesap gününde, “Ya Rabbi! Kavmim bu Kur’an’ı mehcur bıraktılar (terkettiler) diyecektir.1

Merhum Mehmet Âkif, ümmetin bu zayıflığını şöyle dile getirir:

“Ya açar Nazm-ı Celîlin bakarız yaprağına.

Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.

İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin.

Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.”2

Bu söz, “ölenlerin ruhuna Kur’an okunmaz” anlamında değildir. Evet, onların ruhuna Kur’an okunsun. Fakat Kur’an’ın asıl muhatabı olan diriler unutulmasın. Zira Kur’an, ölmüşlere değil, hayattakilere hitap etmektedir. Hamdi Yazır’ın ifadesiyle, “her derde şifâ olan Kur’an âyetlerini okumaktan maksat, efsunculuk yapmak veya sabahîden, segâhtan makam çatlatmak değil, elini başına koyarak düşünmek ve marifet ile bezenmektir.”3

Kur’an’ın ifade tarzına dikkat eden bir kimsenin, onun üslûbuna hayran kalmaması mümkün değildir. Nice edib, O’nun beşer ötesi ifade tarzı karşısında hayret secdesine varmıştır. Kur’an, baştan sona belâgat nükteleriyle doludur. Bu belâğat nüktelerini yakalayabilmek için, mânâ avcısı olmak gerektir. Zemahşerî, Fahreddin Râzî, Beydâvî, Alûsî, Seyyid Kutub, Hamdi Yazır, Bediüzzaman gibi büyük müfessirler Kur’an’ın mânâ avcılarıdır. Biz bu çalışmada, böyle büyük müfessirlerin rehberliğinde, Kur’an’ın bir kısım belâgat nüktelerini yakalamaya çalıştık.

Çalışmamız iki bölümden meydana gelmiştir:

1. Bölüm, Kur’an hakkında genel meseleleri ele alır.

2. Bölüm ise, Kur’anın anlatım özelliklerine örnek olabilecek bazı nükteleri gösterir.

Faydalı olması dileğiyle…

Not: Okumayı rahatlatmak için arada Kur’anla alakalı verdiğimiz öyküler, “Yaşanmış İman Öyküleri” isimli eserimizden alınmıştır.

Tevfik ve hidayet Allah’tandır.

Şadi Eren

İstanbul- 2011

1 Furkan, 30

2 Mehmed Akif Ersoy, Safahat, İnkılap ve Aka Yay. İst. 1984. s. 170

3 Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, ts. VII, 4884

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir