Bir Öykü: Kur’an Mu’cizesi

Lise 1 öğrencisi Ahmet Fatih, yaz Kur’an kursuna gidiyor, İlahi kelamı orijinalinden okumaya çalışıyordu. Bir gün hocası din dersi esnasında şu ayeti nazara verdi:

“(Ey peygamber!) De ki: Bütün insanlar ve cinler bu Kur’anın bir mislini getirmek için bir araya gelseler, birbirlerine yardım da etseler yine de bir benzerini getiremezler.”1

Ahmet Fatih’in zihnine şöyle bir soru geldi.

“Kur’an bir takım cümleler ve kelimelerden meydana geliyor ve bu kelimeler Arapça… Böyle olunca, nasıl oluyor da tüm insanlar, hatta cinler bir araya gelse, Kur’anın bir benzerini, hatta kısa da olsa bir suresinin benzerini yapamıyorlar?”

Sorusunu doğrudan hocasıyla paylaşmaktan çekindi. Birkaç gün böyle geçti. Fakat sorusunun cevabını almayınca içinde huzursuzluk devam etmekteydi. Nihayet bir gün ders dağılımında sorusunu hocasına yöneltti, tatmin edici bir cevap aradığını belirtti.

Hocası tebessümle şunları nazara verdi;

“Bak Ahmet Fatih, insanlar arasında bile kelam yönüyle mertebeler var. Sıradan bir şair, Necip Fazıl gibi bir söz ustası tarzında kelimeleri yan yana getiremez. Sözden anlayanlar ikisi arasındaki farkı hemen fark ederler.

Böyle olunca, insanların sözü ile ilâhi kelam elbette aynı olmayacaktır. Hatta insanların en beliği olan peygamber efendimizin sözleri bile Kur’anla karşılaştırılınca hemen belli olur.

Sana daha kolay anlaşılır şöyle bir misal vereyim: İnsanlar topraktan çanak çömlek gibi şeyler yapar. Allah ise aynı topraktan bitki, hayvan, insan yaratır. İnsanlar topraktan hayat yaratamadıkları gibi, Kur’anda yer alan veya almayan kelimelerden Kur’an tarzında bir kelam meydana getiremezler. San’at O’nun san’atı, söz de Onun sözü…”

Anlatılanlar Ahmet Fatih’i iknaya yetmişti. Hoca sözüne devamla şunu nazara verdi:

“İstersen Kur’an’dan şu ayete bakalım:

Allah’tan başka kendilerine dua edip taptığınız neler varsa, hepsi bir araya da gelseler, bir sineği bile yaratamazlar.”2

Bak Ahmet Fatih, sinek küçücük bir canlı, bütün insanlar toplansa, birbirlerine yardımcı da olsalar bir sinek yapamazlar. Sinek yapamadıkları gibi koca bir kartal da yapamazlar.

Tek hücreli bir canlı yapamadıkları gibi bir fili de yapmaktan acizdirler. Benzeri şekilde küçücük bir surenin benzerini de yapamazlar, koca bir surenin benzerini de.”

Ahmet Fatih hocasına teşekkür etti. Zihnini meşgul eden bir sorudan kurtulmanın ve gerçeği bulmanın şevkiyle eve doğru yöneldi. Kur’ana bakışı değişmiş, ömür boyu Kur’an’la yaşamaya karar vermişti.

1 İsra, 88

2 Hacc, 73

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir