Bazıları tesettürün lüzumu ve faizin haramlığı gibi bazı dini hükümlerin artık günümüz şartlarında uygulanamaz olduğunu düşünür. Hâlbuki dinin bazı meselelerinde günün şartlarına göre güncelleme yapma durumu olsa bile, üstte nazara verilen iki örnek dinin değişmeyen kırmızı çizgilerindendir.
Moda gibi bazı şeyler zamanın geçmesiyle eskir, değişir, değerini kaybeder. Bazı şeyler ise eskimez, değişmez, değerinden bir şey kaybetmez. Mesela güneş milyarlarca yıldır dünyamızı aydınlatır. Ama ne eskir, ne değişir, ne de değerinden bir şey yitirir. Allahın ezeli ilminden gelen Kur’anın hükümleri de buna benzer. Zamanın geçmesi onun hükümlerini kıymetten düşürmez, o hükümleri ibtal ettirmez. Tesettür emri, Kur’an nazil olduğu dönemde gerekli olduğu gibi, zamanımızda da gereklidir, kıyamete kadar da gerekli olmaya devam edecektir. Çünkü insan tabiatı ve fıtratı bütün zamanlarda aynıdır. Dolayısıyla o tabiata ve fıtrata hitap eden bir emir, bütün zamanlarda devam edecektir. Said Nursi şöyle der:
“Kur’anın düsturları, kanunları, ezelden geldiğinden ebede gidecektir. Medeniyetin kanunları gibi ihtiyar olup ölüme mahkûm değildir. Daima gençtir, kuvvetlidir.”1
1 Nursi, Sözler, s. 407
