Âsûde bahar ülkesi

Yahya Kemal, Hafız-ı Şirazi hakkında yazdığı bir şiirinde şöyle der:

Hafız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış,

Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.

Gece bülbül, ağaran vakte kadar ağlarmış,

Eski Şirâz’ı hayal ettiren âhengiyle.

Ölüm, âsûde bahar ülkesidir bir rinde,

Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.

Ve serin serviler altında kalan kabrinde,

Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.

Hafız-ı Şirazi, İslam dünyasındaki gelip geçmiş en büyük edebiyatçılardandır. Şu varlık âlemini bir gül bahçesine benzetirsek, Hafız-ı Şirazi gibi insanlar bu bahçenin bülbülleri olurlar. Gerçi bahçede bülbül dışında başka canlılar da olur. Ama bahçeye asıl kimliğini veren ve güzelliğini tamamlayan, bülbüllerdir. Ve Hafız, bu bahçede en güzel terennüm eden bülbüllerden biridir.

Böyle bir edibin şu anda toprak altında olması aslında çok acı bir olaydır. Ama ölümü “başka bir âleme geçiş” olarak gördüğümüzde durum değişir. İşte Yahya Kemal, Hafız-ı Şirazi ile ilgili derin duygularını ifadeden sonra Ölüm, âsûde bahar ülkesidir bir rinde” diyerek, böyle zatlar için ölümün korkunç bir şey olmadığını nazara verir.

Şiirin ikinci dörtlüğü, Yahya Kemal’in mezar taşına da ya­zıl­mıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir