“Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun!?”1
Bazı insanlar “namaz kılmak istiyorum, ama işlerimin yoğunluğundan vakit bulamıyorum” derler. Hâlbuki aynı insanlar -hem de cömertçe- başka şeylere vakit ayırmaktadırlar. Hatta değil sadece önemli işlere vakit ayırmak, “maleyani” tabir edilen nice lüzumsuz şeylerle oyalanmaktadırlar. Söz gelimi bu insanların çoğu, medyanın magazin haberlerine, spor turnuvalarına ve benzeri şeylere nasılsa vakit bulurlar. Bu durumda “vakit bulamadığımdan namaz kılamıyorum” ifadesi nefsin bir bahanesi ve şeytanın aldatması olur. Çünkü insanın gelip geçici yakın geleceğini düşünüp sonsuz hayattaki geleceğini ihmal etmesi tam bir gaflet halidir. Cenab-ı Hak insanın bu halini şöyle bildirir:
“Hayır, doğrusu siz peşin olanı (dünyayı) seviyor, ama ahireti bırakıyorsunuz.”2
“Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”3
1 Nursi, Sözler, s. 270
2 Kıyame, 20-21
3 A’la, 16- 17
