“Onlar (münafıklar), namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar…”1
Münafık, gerçekte iman etmediği halde, kendini mü’min gösteren kimsedir. Dünyevi faydalar umarak veya Müslümanların sırlarına muttali olmak gibi gayelerle hemen her devirde İslam toplumlarında münafıklar da görülmüştür.
Münafık kendini rüzgâra göre ayarlar. Hangi taraftan kuvvetli rüzgâr eserse, o doğrultuda döner. Onun din ve inanç anlayışına menfaat duygusu hâkimdir.
Peygamber Efendimiz devrinde Medine’de münafıklar da vardı. Bunlar o toplumda barınabilmek için namaza da gelirlerdi. Ama bu gelişleri içlerinden gelen bir istekle olmadığından, çok zorlanırlar, tembel tembel gelirlerdi. Peygamber Efendimizin ashabından olanlar şevk ve iştiyakla namaza gelmekle beraber, şayet nefis ve şeytanın desiseleriyle namaza gitmekte biraz tembellik hissetseler hemen kendilerini sorgularlar ve “acaba ben de münafık mıyım?” diye kendilerine çeki düzen verirlerdi.
1 Nisa, 142
