“Onların her biri (her bir varlık) namazını ve tesbihini bilmiştir.”1
Kâinat büyük bir cami ve muazzam bir mesciddir. Bütün varlıklar büyük bir namazda, cemaat halinde, her biri kendine mahsus bir ibadet yapmakta ve hal dili ile namaz kılmaktadır.
Kur’an-ı Kerim, nice ayetlerinde göklerde ve yerde olanların hepsinin Allaha ibadet, tesbih ve secde ettiklerini haber verir. İbadet, itaattir. Böyle olunca, “her varlığın ibadeti, ona yüklenen görevleri eda etmekten ibarettir” diyebiliriz. Mesela güneş Allahın mülkünde bir memurdur. Görevi, âlemimizi aydınlatmaktır. Bugüne kadar güneşin bir saniye bile geri kaldığı, görevini ihmal ettiği görülmemiştir.
Ağaçların meyve vermeleri birer ibadettir. Rüzgârın esmesiyle yapraklarının çıkardığı tatlı hışırtılar birer ibadettir. Rüzgârın esmesi de bir ibadettir. Rüzgârlar rastgele esmez, Allah’ın emrettiği şekilde eserler. Bazen tatlı bir esinti olur insanları ferahlatır, bazen de bir fırtına olur, isyan eden insanları cezalandırır.
1 Nur, 41
