İnsanın tabiatı, güzel seslerden hoşlanır. Bundandır ki, dünyanın hemen her yerindeki insanlar bir şekilde müzikle ve musiki ile meşguldür. Bizde de özellikle def ve ney eşliğinde ilahi söylenmesi hayli yaygındır.
Bazıları bunun caiz olmadığını söylese de, genelde âlimler cevazına hükmetmişlerdir.
İman nuru ile âleme bakan kimseye, kâinat büyük bir musiki dairesi olur. Duyduğu seslerden, bu kimsenin kalbinde ulvî bir hüzün, ruhani bir coşku meydana gelir.
İslam Dini, Rabbanî aşk ve ulvî hüzünleri coşturan sesleri helal; nefsi kabartan, yalnızlık hüznü veren sesleri ise haram kılmıştır. Dinin doğrudan bildirmedikleri ise, insanın ruh ve vicdanında yaptığı tesire göre hüküm alır. Mesela, ney ve def gibi çalgı aletleri eşliğinde ilahi dinleyen birinde, ulvî değil de süflî duygular harekete geçiyorsa, o kimseye bunları dinlemek caiz olmaz. Bu, aslında faydalı olan bazı gıda maddelerinin veya bazı ilaçların, bazı bünyelere yan tesiri sebebiyle o kimselere yasaklanmasına benzer.
