Peygamberimizin gölgesi

Bir gün genç bir kardeşimiz,

Hocam, Peygamberimizin gölgesi var mıydı?” diye sordu.

Olması gerekir, dedim. Ama niye böyle bir soru sorduğunu da doğrusu merak ettim.”

Şey dedi, camide vaazda dinlemiştim de…”

Dedim: “Belki de şu olay yanlış yorumlanmış olabilir: Peygamber efendimizin çocukluğunda Allah bazen bir bulutla peygamberimizi sıcaktan koruyordu. Ama bu daimi değildi, zaman zaman olmaktaydı.

Peygamberimize iki cihetten bakmak lazımdır.

Birincisi: Allah’ın elçisi olması.

İkincisi: Bizim gibi bir insan olması.

Allah’ın elçisi olması cihetiyle kendisine vahiy gelir, bazen de mucizelere mazhar olur.

İnsanlara rehber kılınan şahsiyetin kendilerinden biri olması gayet makul bir durum iken, nebevî daveti kabul etmek istemeyenler şaşkın bir şekilde şöyle demişlerdir:

Allah, Rasûl olarak bir insanı mı gönderdi?”

Kur’an bu soruyu şöyle cevaplandırır:

De ki: Yeryüzünde yerleşmiş kimseler olarak gezip dolaşanlar melek olsaydı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.”

Şu âyette ise, aslında sorularına cevap olacak bir durumu şaşkınlıkla sorduklarını görürüz:

Bu nasıl peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır.”

İnsanlara rehber olarak gönderilen zâtın elbette insanlardan olması gerekir. Yemeli ve içmeli, tâ ki nasıl yenilip içildiğini insanlara göstersin. İnsanlar arasında dolaşmalı, tâ ki onlara ticaretin helalini- haramını bildirsin.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir