Irk var, ama ırkçılık yok!

Küçük bir zenci çocuk, kentin büyük sergisinde bir satıcının elindeki balonları seyre dalmıştı. Her renkten ve her biçimden balonlar ışıl ışıl boşlukta parlıyordu.

Derken aniden kırmızı bir balon, kazara kurtularak havada uçtu, uçtu, uçtu ve sonunda aşağıdan seçilemeyecek denli yükseldikten sonra gözden kayboldu. Bu manzarayı seyretmek için öyle bir insan kalabalığı toplanmıştı ki satıcı bir tane daha bırakmanın iyi bir reklâm olacağını düşünerek havaya parlak sarı renkte bir balon daha bıraktı. Arkasından bir tane de beyazını çözdü.

Küçük zenci, olduğu yerden büyük bir hayranlık içerisinde, ardı arkasına uçan balonları bir süre daha seyrettikten sonra: “Baloncu amca” dedi. “Acaba bir de siyah renk bıraksaydınız, ötekiler kadar yükselir miydi?”

Baloncu amca anlayışlı bir bakışla çocuğa gülümseyerek, siyah renkli bir balonu boşluğa doğru bırakırken cevap verdi:

Yavrum, bu balonları yükselten dışındaki renk değil, içindeki cevherdir.” (Lyle D. Flynn’den)

20. yüzyılda Afrika belki de tarihin en büyük misyonerlik faaliyetlerine muhatap oldu. Muazzam bir mal varlığına sahip kilise, gönderdiği elemanlarla burada yaşayan Afrikalıları “midelerinden avlamaya” çalıştı ve kısmen de hedefine vardı. Hedefe varmamalarındaki en büyük engel, ırk ayrımı yapmaları idi. Karınlarını doyurdukları insanları Hristiyanlığa davet ettiler. Bu siyah renkli insanlar “tamam, bu Pazar biz de kiliseye gelelim” dediklerinde ise, “hayır, size ayrı kilise yapacağız” dediler.

Afrika’ya İslam davetçileri de gittiler, İslam’ın güzelliklerini anlattılar. Özellikle de İslam’ın ırk ayrımı yapmadığını öğrenmeleri Afrika insanını İslama cezbetti. Öyle ki günümüzde en yoğun Müslüman kitle Afrika’da yaşamaktadır…

Afrika’nın Hristiyanlaştırılmasından sorumlu kilise temsilcisinin, bir zamanlar Vatikan’a şöyle bir rapor sunduğu söylenir:

Bunlar bizim gönderdiğimiz konserveleri yiyorlar, ama sofradan ‘elhamdülillah’ diyerek kalkıyorlar.

Peygamber Efendimiz veda haccında tüm insanlığa şu mesajı vermiştir:

Ey insanlar! Babanız Âdemdir ve Âdem topraktan yaratılmıştır. Arabın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur.”

Yine Onun ifadesiyle “İslamiyet cahiliye ırkçılığını kesip atmıştır. Müslüman olduklarında Kureyşli bir efendiyle Habeşli bir köle arasında bir fark yoktur.”

Bilal Habeşi siyah bir köleydi. İslama intisapla “müezzinlerin piri” oldu, daima hürmetle yâd edildi.

Selman Farisi bir İranlı… İslama girdi ve peygamber efendimizin “Selman bizdendir, ehl-i beyttendir.” iltifatına kavuştu.

Malcolm X Amerika’daki zenci Müslümanların önderlerinden biridir. Önceleri sırf beyaz ırka muhalefet için İslama girmiştir. Ama hacca gittiğinde oradaki renk cümbüşü, yani farklı ırkların yan yana ibadet etmeleri fikrini değiştirmiş, Amerika’ya döndüğünde ırkçı fikirlerden sıyrılmış biri olarak mücadelesine devam etmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir