Âlemdeki bütünlük

Celeleddin, araştırmacı bir çocuktu. Henüz ilköğretim yedinci sınıfta olmakla beraber boyundan büyük konuları merak ediyordu. Bir gün üniversiteye hazırlanan abisine sordu:

Abi, bu evrenin sınırları var mı?”

Abisi, bu konularda bilgili birisiydi. “Mutlaka vardır, dedi. Yaratıldığına göre sonsuza gidemez.”

Celaleddin devam etti: “Peki abi, hayalen o sınırlara kadar gitsek, daha ilerisinde ne var?”

Abisi biraz şaşırmıştı. Celaleddinin antika sorularına aşina idi, ama bu defaki soru biraz daha farklıydı.

Bak Celaleddin, dedi. İnsanın görmesi, işitmesi sınırlı olduğu gibi, anlaması da sınırlıdır. Bazı şeyleri tam anlamayacağımızı anlamak da bir anlama sayılır.”

Ardından konuşmasını şöyle sürdürdü:

Sınırlarını bilmediğimiz çok geniş bir âlemde yaşıyoruz. Üzerinde yaşadığımız dünya gezegeni, güneş sistemine bağlı on iki gezegenden biri. Bu gezegenler, farklı büyüklükteler ve her biri farklı süratlerle güneşin etrafında dönüyorlar. Güneş, Samanyolu galaksisinde yer almakta. Bu galakside güneşimiz gibi en az iki yüz milyar yıldız olduğu tahmin edilmektedir. Işık hızıyla, yani saniyede üç yüz bin kilometre hızla yol alsak, Samanyolu’nu bir baştan bir başa kat etmek için yüz bin ışık yılı gerekiyor.

Az gittik uz gittik,

Dere tepe düz gittik,

Altı ay gece altı ay gündüz gittik.

Bir de ne görelim, bir arpa boyu yol gittik.” tekerlemesinde olduğu gibi aylarca sürecek bir yolculuk, ancak bu galaksinin çok azını görmemize yarayacak. Kaldı ki tüm evrende Samanyolu gibi en az yüz milyar galaksi bulunmakta.

Bu kadar engin bir âlemde, dünya görülmeyecek kadar küçük kalır. Hele hele insan, atom gibi küçülür. Böyle olmakla beraber evren içinde dünya ve dünya içinde insan son derece önemlidir.

Evreni bir ağaç gibi düşünürsek, dünya onun meyvesi, insan ise çekirdeği gibi olur veya başka benzetme ile evren büyük bir mağaza gibi düşünülse, insan bu mağazanın vitrini olur. Veya evreni büyük bir şehre benzetsek insan, bu muhteşem şehrin maketi olur.

1969 da aya ilk ayak basan astronot şöyle demişti: “Bu, bir insan için küçük bir adım, ama insanlık için bir sıçrama. Allahım senin mülkün ne kadar da büyük, insan ise ne kadar da küçük? Ama sen bu küçük insana ne çok önem veriyorsun?”

Artık günümüzde evren – insan ilişkisi anlatılırken “Makro kozmoz, mikro kozmoz” ifadeleri kullanılıyor. Evren büyük bir insan, insan ise küçük bir evren hükmündedir. Hz Ali, bu konuda şöyle der:

Sen kendini küçük bir şey sanırsın.

Hâlbuki büyük âlem sende dürülüdür.”

Herkes âlemdeki bütünlüğü göremez. Tek tek ağaçlara bakılsa orman görülmez. Ama bir bütün olarak baktığımızda ormanı görürüz. Benzeri bir şekilde, evrendeki cisimlere tek tek bakarsak bu evreni muhteşem bir saray, mükemmel bir şehir olarak göremeyiz. Ama bir bütün olarak değerlendirirsek şu evrenin tam bir bütünlük arz ettiğini görürüz. Tıpkı insanda olduğu gibi… İnsanda birbirinden farklı azalar, hücreler, atomlar vardır. Ama hepsi tam bir bütünlük arz eder. Benzer şekilde büyük insan olan âlemde de tam bir uyum ve bütünlük vardır.

Yunus Emre şöyle der:

Yerden göğe küp dizseler,

Birbirine bent etseler,

Alttan birini çekseler,

Seyreyle sen gümbürtüyü.”

Küpleri üst üste dizip alttan birini çektiğimizde hepsinin yıkılacağı ortadadır. Âlemdeki her şey o küpler gibi birbirine bağlıdır. Değil alttan birini, üstten birini de çeksek, âlemdeki dengeler alt üst olur. Mesela, hayat için hava, su, toprak ve ışığa ihtiyaç var. En küçük bir canlının hayatı için alttan toprağı veya üstten güneşi çeksek hayat meydana gelmez. Öyleyse hayat bir şeyi her şeye mal eder, “Bir şeyi yaratan, elbette her şeyi yaratandır.” mesajını verir.

İnsan, şu evren içinde en önemli bir konuma sahiptir. Evren insan ile anlam kazanır, insan ile kıymetlenir. Çünkü insan, hem kendini okur, hem de evreni.. hem kendini bilir, hem de evrendeki kanunları.. hem kendini tanır, hem de Rabbini…”

Anlatılanlar Celaleddini rahatlatmaya yetmişti. Sorusunun net cevabını almamıştı ama en azından bazı soruların tam cevabının zamanla anlaşılacağını öğrenmişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir