Hz. Ali şöyle der:
“Zühdün tamamı Kur’anda iki cümlede özetlenmiştir:
“…Ta ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Onun size verdikleriyle şımarmayasınız.”1
Her kim geçmişte kaçırdığına üzülmese, gelecek olanla da şımarmasa zühdün her iki tarafını da almış olur.”2
Peygamber efendimiz eliyle kalbini işaret eder ve şöyle buyurur:
“Takva buradadır. Takva buradadır.”3
Zühd de kalbe ait bir özelliktir. Çalışma yönüyle dünyayı terk etmeyi zühd zannetmek yanlış olur. Bir insan, yoğun dünyevî meşguliyetler içinde çalışsa, bir servet veya makama sahip olsa, yine zühd sahibi olabilir. Zühdde esas olan, elinden kaçanlara üzülmemek, gelecek nimetlerle de şımarmamaktır. “Küfür ve dalâlet dışında her hâle Elhamdülillah” diyebilmek, böyle bir zühdün sonucudur.
1 Hadîd, 23
2 Nehcül-Belağa, s. 780
3 Müslim, Birr, 32
