Hz. Ali’nin Zühdü

Zühd, dünyayı kalben terk etmek, onun geçici ziynetlerine aldanmamaktır. Hz. Ali, dünya kendisine gelmekle beraber onu terk etti, gönlünü kaptırmadı. Onun dünyaya bakışı şöyledir:

Vallahi, sizin dünyanız benim gözümde cüzzamlı birinin elindeki eti sıyrılmış domuz kemiğinden daha kıymetsizdir.”1

Şu anlattıkları da bu manayı teyit eder:

Şu kazağım sökülmüştü, onu yamattım. Öyle ki, yamayan kişiden hayâ duydum. Biri bana dedi: “Artık bunu atsan, kullanmasan olmaz mı?”

Ben de dedim: Benden uzak ol! Sabah olduğunda, halk gece yol alanları metheder!”2

Yani, gece yol almak zordur. Ama insanlar uykuda iken gece yol alanlar, başkalarından daha önce hedefe varırlar. Onun gibi, dünyevî meşru nimetlerden yararlanmak mümkün iken bunları kendi iradeleriyle terk edenler, elbette maneviyata daha ziyade vakit ayırırlar, daha ziyade muvaffak olurlar.

1 Nehcül-Belağa, s. 730

2 Nehcül-Belağa, s. 385

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir