Her varlık Allahtan bize bir habercidir. Dilini anlayabilsek, bize çok şeyler söyler…
Zi’lab-ı Yemenî Hz. Aliye sordu:
“Ey mü’minlerin emiri, Rabbini gördün mü?”
Hz. Ali şöyle cevap verdi:
“Ben görmediğim birine ibadet mi ederim!”
Zi’lab dedi: “O’nu nasıl görürsün?”
Hz. Ali dedi:
“Gözler O’nu açık bir şekilde idrak edemez. Lakin kalpler O’nu imanın hakikatleriyle idrak eder.
O, eşyaya teması olmaksızın her şeye yakındır.
Onlardan ayrı olmaksızın çok çok uzaktır.
Tefekküre ihtiyacı olmaksızın kelâm sahibidir.
Bir etki altında kalmaksızın dilediğini yapandır.
Alete ihtiyacı olmadan sanatını icra eder.
Gizli değildir, ama Latîftir.
Eşyanın büyüklüğü gibi olmaksızın Kebîrdir (büyüktür).
Göz olmaksızın her şeyi görür.
Acımak manasında olmadan her şeye merhamet eder.
Yüzler, O’nun azameti karşısında eğilir.
Kalpler, O’nun korkusundan ürperir.”1
1 Nehcül-Belağa, s. 421-422
