Işıkta mumdan güneşe kadar mertebeler olduğu gibi, imanda da nice mertebeler vardır.
Hz. Ali şöyle der:
“Allah’ın elinde olana kendi elinde olandan daha ziyade güvenmedikçe, kulun imanı sadık olmaz.”1
Kelime-i şehadeti getiren kimse mü’mindir. Ama imanda mükemmele ulaşabilmek, o kadar da kolay değildir. İman iddiasını isbat edecek, ibadet ve güzel ahlâk gibi göstergelere ihtiyaç vardır.
Hz. Ali’nin üstte nazara verdiği ölçüyü, imanın kemâli noktasında anlamak daha isabetli olur. Genelde insanlar kendi imkânları ölçüsünde bir şeyler yapmaya çalışırlar. Allah’ın yardım ve inayetini o derece nazara almazlar. Hâlbuki göklerin ve yerin orduları O’nun olduğu gibi, her şeyin hazinesi de O’nun elindedir. Bu aciz ve fakir insan O’na dayanmakla ve O’nun rahmet hazinesinden istemekle, hatır ve hayaline gelmeyecek muvaffakiyetlere, başarılara ulaşır.
1 Nehcül-Belağa, s. 750-751
