Hz. Ali, Asr-ı Saadetin önemli olaylarında hep ön saftadır. Ön safta olmanın elbette ayrı bir fazileti vardır.
O, Tebük Seferi hariç, Peygamberimizin bütün savaşlarında bulunmuştur. Tebük Seferinde ise Peygamberimiz Onu Medine’de kendi yerine vekil olarak bıraktı. Hz. Ali, “beni kadın ve çocuklarla mı bırakıyorsun?” deyince Hz. Peygamber şu cevabı verir:
“Benimle Musa ve Harun misali olmak istemez misin? Ancak şu var ki, benden sonra peygamber yoktur.”1
Allah yolunda savaşmak hususunda içinde yoğun bir heyecan duyan birinin, cephede savaşmak yerine geri hizmet sayılabilecek bir görevde kalması, elbette ruhuna ağır gelir. Ama unutmamak gerekir ki:
“Ameller niyetlere göredir ve herkes için niyet ettiği vardır.”2
Hz. Peygamberin cevabında Hz. Musa’nın Tura gidiş olayına işaret vardır. Hz. Musa, yerine kardeşi Hz. Harun’u bırakarak Tura gitmiştir. Hz. Harun da kardeşi Hz. Musa gibi bir peygamberdir.
1 Tirmizi, Menakıb, 20; Süyûti, Tarihu’l Hulefa, s. 133
2 Buharî, Bed’ül- vahy, 1
