Dünyayı Terk

Hz. Ali şöyle der:

Şu fani günlerde, baki günler için azık hazırlayın!”1

Dünya bir zahmet yeridir. Kişi orada yiyemeyeceği şeyi toplar, içinde (daimi) yaşamayacağı binalar yapar. Sonra da Allah’ın huzuruna varır. Ama oraya ne bir mal taşımış, ne de bir bina getirmiştir.

Sen şu dünyada acınacak kimseye gıptayla, gıpta edilecek kimseye ise acıyarak bakarsın. Hâlbuki gıptayla bakılan kimsedeki nimet zail olup gitmiş, acınan kimsenin felaketi ise artık sona ermiştir.”2

İnsan gözü -serap olayında olduğu gibi- yanılabilir, gerçek ile hayali birbirine karıştırabilir. Benzer bir durum akıl gözü için de geçerlidir. Mesela insanların çoğu, Karun gibi dünya saltanatında boğulmuş birine gıptayla bakar, Allah’ın dinine hizmet ederken pek çok sıkıntılara maruz kalan kimselere ise acır. Hâlbuki birincisinin saltanatı rüya misali yakında bitecek, ikincisi ise şu çilehaneden ebedi saadet diyarına geçecektir.

1 Nehcül-Belağa, s. 378

2 Nehcül-Belağa, s. 302

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir