Dünyanın Hali

Hz. Ali, dünyanın halleriyle ilgili dikkat çekici tesbitlerde bulunur. Mesela şöyle der:

Dünya yılana benzer, dokunması yumuşak, ama zehiri öldürücüdür.”1

Hâli şöyle olan bir dünyayı nasıl vasfedeyim ki? Onun evveli meşakkat, sonu faniliktir.

Helalinde hesaba çekilmek, haramında ceza görmek vardır.

Onda zengin olan fitnelere maruz kalır, fakir olan ise üzüntüye düşer.

Ona koşandan kaçar, ona yönelmeyene ise gelir. Ona ibretle bakana basiret kazandırır, hasretle bakanı ise kör eder.”2

Hz. Ali’nin bu veciz ifadelerinde dünyanın halini ayan-beyan görmek mümkündür. Pek çok insan “bilmem ki bu dünyaya niye geldim?” derken Hz. Ali dünyayı çok iyi anlamış ve çok iyi değerlendirmiştir. Herhalde “hayatı dolu dolu yaşanmanın sırrı” da burada yatsa gerektir. Zira hayattan murat, yiyip içip keyf sürmek değil, dünyayı ahirete bir tarla olarak görüp değerlendirmektir.

1 Nehcül-Belağa, s. 668

2 Nehcül-belağa, s. 205

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir