Allah’a Hamd

İnsana yaraşan, “küfür ve dalalet dışında her hale Elhamdülillah” diyebilmektir.

Hz. Ali şöyle der:

O Allah’a hamdolsun ki, hamdi

-zikrine bir anahtar,

-lütfunun ziyade olmasına bir sebep,

-nimetlerine ve azametine bir delil kıldı.”1

Elhamdülillah”, Allaha şükrün bir ifadesidir.

Hz. Ali’nin üstteki sözünden anlıyoruz ki, hamd aynı zamanda bir zikirdir. Çünkü Allah’a hamdeden kimse, aynı zamanda Allah’ı zikretmiş olmaktadır.

Bir insan, Allah’ın verdiklerine hamdettiğinde, Allah yeni nimetlerini de bahşeder. Yani, hamd hem mevcut nimeti korumaya hem de yeni nimetlere ulaşmaya vesile olur. Nitekim ayette şöyle buyrulur:

Eğer şükrederseniz mutlaka size artırırım.”2

Elhamdülillah” diyen kimse, aynı zamanda Allah’ın azametini ilan etmiş olur. Çünkü Allah öyle büyüktür ki, tek taraflı olarak sonsuz nimetler vermektedir. Öyle büyüktür ki, yeni nimetler vermeye de kadirdir.

1 Nehcül-Belağa, s. 377

2 İbrahim, 7

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir