Bera Bin Azib anlatıyor:
“Bir seferde Ğadir-i Hum’da konakladık. Namaza nida olundu… Namazdan sonra Hz. Peygamber Hz. Ali’nin elini tuttu ve şöyle dedi: “Ben kimin efendisi isem Ali de onun efendisidir. Allahım, ona dost olana dost, düşman olana düşman ol.”1
Hz. Ali “Şah-ı velâyet” makamına sahiptir. Tarih boyunca bütün Müslümanların efendisi olmuş, daima saygıyla yâd edilmiş ve edilmeye de devam edecektir. Tarih boyu Müslümanlar büyüklerini hep saygı ile anmışlardır. İnsanımız herhalde üsteki hadisin sırrına mazhar olmak içindir ki, Hz. Ali’den bahsederken genelde “Hz. Ali Efendimiz“ şeklinde daha özel bir ifadeyle saygıyla Ondan söz etmiştir.
Zamanla İslam dünyasında farklı mezhepler çıkmış, bunlar arasında bazı şahsiyetleri değerlendirmede farklılıklar olmuşsa da, Hz. Ali’nin büyüklüğü konusunda bir ihtilaf yaşanmamıştır.
1 İbnu Hanbel, IV, 281; Süyûti, Tarihu’l- Hulefa, s. 134; Alûsî, VI, 192-193
