Büyük Günahlarla Alakalı Şeytanî Bir Vesvese

Şeytan, büyük günahları işlettiği kimselere şöyle bir vesvese verir:

“Artık senin hayra bir kabiliyetin kalmadı, bundan sonra dine dönemezsin. Madem öyle, keyfine göre yaşa, battı balık yan gider!”

İnsan aslında günahlardan rahatsızlık duyar. Sözgelimi bir insan devamlı doğru konuşsa vicdanı rahattır. Fakat yalan söylediğinde vicdan tepki verir, hoşnut olmaz. İlk defa ya­lan söyleyen biri vicdanen rahatsız olur, yüzü kızarır, kan basıncı artar.

İşte, bilerek veya bilmeyerek büyük günahlara giren bir kim­se, aslında bu halinden memnun değildir. Fıtratı bütün bü­tün bozulmamışsa tevbe etmek ve bu halinden kurtulmak ister. Ancak, üstte geçtiği tarzda şeytanî bir vesveseye maruz kaldığında ümitsizliğe düşebilir. Bundan kurtulmak için şu ayeti hatırlamak lazımdır:

“De ki: Ey nefislerine zulmeden kullarım. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü Allah bütün günahları affeder. Gerçekten O, Gafurdur- Rahimdir.”1

Peygamber Efendimizin bahsettiği şu olay, ayetin manasına güzel bir örnektir:

“Sizden önceki devirlerde yaşayan bir adam, doksan dokuz kişiyi öldürmüştü. Derken bir gün, ‘Buranın en büyük âlimi kimdir?’ diye soruşturdu, kendisine bir rahip tavsiye edildi. Bunun üzerine o rahibin yanına giderek, ‘Doksan dokuz adam öldürdüm, tevbe etsem kabul olur mu?’ diye sor­du. Rahip, ‘Tevben kabul olmaz’ deyince onu da öldürdü. Da­ha sonra oranın en büyük başka âlimini soruşturup ona git­ti ve ‘Ben yüz adam öldürdüm. Tevbe etsem kabul olur mu?’ dedi. Âlim zat ona: ‘Evet, tevbe etmene kim engel olabilir ki?’ dedi. ‘Ancak filân yere git, orada Allah’a ibadetle meş­gul olan insanlar var; onlarla beraber sen de Allah’a ibadet et ve onlarla beraber ol.’

Bunun üzerine bu adam yola çıktı, yolu yarıladığında da öldü. Rahmet melekleri ve azap melekleri bir araya geldi ve onun durumunu görüştüler. Rahmet melekleri ‘Bu adam samimi tevbe ederek buraya geldi. Onu biz götüreceğiz’ dediler.

Azap melekleri ise, ‘Bu adam henüz hiçbir iyilik yapmamıştı. Onu biz götüreceğiz’ dediler.

Derken arkadan insan kıyafetinde bir başka melek bunların yanına gelerek onlara şöyle dedi:

‘İki belde arasındaki mesafeyi ölçünüz. Hangi tarafa daha yakın ise, adam o tarafa aittir.’

Bunun üzerine mesafe ölçüldü. Adamı varacağı yere daha yakın buldular. Ve adam rahmet meleklerine teslim edildi.”2

1 Zümer, 53.

2 Müslim, Tevbe, 46.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir