3. Bölüm ŞEYTANDAN KORUNMA YOLLARI, Şeytanın Aldatmalarına Karşılık Allah’a Tevbe

Tevbe, günahtan dönmektir. “Beşer şaşar” denilir. Yani insan, şaşan ve aldanan bir varlıktır. Peygamberler dışında masum kimse yoktur. Hatta peygamberler için bile “zelle” tabir edilen “hakka tam isabet edememek, içtihadında yanılmak” gibi durumlar söz konusu olabilmektedir. Ama masum olduklarından bu konuda kendilerine vahiy gelir, o yanlış düzeltilir.

Peygamber olmadığımıza göre muhakkak kusurlarımız ve günahlarımız da olacaktır. Ama Gafur ve Rahim olan bir Rabbin kullarıyız.

Allah, tevbeleri kabul eden, merhamet edendir. O, o kadar merhametli bir Allah’tır ki, kulunu bir kere terk edivermekle ilelebet terk edivermez. Kulu dönüp tevbe ettikçe, İblis gibi ısrar etmedikçe yine bakar, yine bakar, sonsuz olarak bakar, bir oldu, iki oldu, nihayet üç oldu, “yetişir artık” demez, sayısız olarak döner bakar, çünkü Rahimdir, çok merhametlidir.1

Pişman olmak da tevbedir. Ama sadece pişmanlıkta kalmayıp samimi bir tevbe ile o günahın lekelerinden temizlenmek lazımdır. Günahlarını hatırlayan birinin tam bir pişmanlık içinde gözyaşı dökmesi, iç dünyasında ciddi bir temizlik ameliyesi gerçekleştirecektir.

Takva ile yaşayan bir Hak dostu şöyle der: “Harama bak­makla cünup olan gözlerine, gözyaşı ile gusül yaptır.”

Tevbede ciddi olmak, Allah’a verdiği sözün ardında durmak esastır. Yoksa “yüz bin kere tevbe eder, yine şarap içeriz” şeklindeki yaklaşımlar maneviyattan nasipsizliğin alametidir.

Günahlar kire, tevbe ise bunları yıkayan deterjana benzer. Günahına samimi tevbe eden kimse, günahı olmayan kimse gibidir.

İnsanın günahları dağlar gibi de olsa, Allah’ın rahmet denizinde bir kum tanesi kadar bile yer işgal edemez. Bunu bilen kimse, günahları çok da olsa Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.

1 Bkz. Yazır, I, 326

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir