2. Bölüm DUADA ESMA-İ HÜSNA, Allah’ı esma ile tanımak

Âlemin yaratıcısı, bir “mevcud-u meçhuldür”, yani vardır ama nasıl ve ne keyfiyette olduğu insan idrakinin fevkindedir. Gündüz vakti her yeri ışığıyla dolduran ve aynalarda parıltıları görülen güneşi, o ışıkla ve aynalardaki tecellileriyle tanımaya çalışmamız misali, o “Ezel Güneşini” varlık aynalarındaki tecellileriyle bir derece tanıyabilmekteyiz. Ayrıca, Onun kendisini Kur’anda bildirdiği gibi bilebilmekteyiz. Yüce Allah Kur’anda kendisini esma-i hüsna ile tanıtır. Bu isimler, Onun kemâlâtının unvanlarıdır. Bu unvanlar ile Onu tanımak, hem bir insanî görev, hem de güzel bir mazhariyettir. Bu bölümde, “Kur’anda esma-i hüsna” konusuna ana hatlarıyla bakılmaya çalışılacaktır.

Allah’ın isimleri

Kur‘an-ı Kerimi dikkatli bir şekilde okuduğumuzda, başından sonuna kadar Allah’ın isimleriyle dolu olduğunu görürüz. Mesela ilk sure olan Fatiha’da

-Allah

-Rabbu’l- âlemin (Âlemleri terbiye eden)

-Rahman – Rahim

-Maliki yevmi’d- din (hesap gününün sahibi) isimleri zikredilir.

Son sure olan “Nas” da ise şu isimlerle karşılaşırız:

-Rabbu’n- nas (insanların Rabbi)

-Meliku’n- nas (insanların hükümdarı)

-İlahu’n- nas (insanların ilahı)

Kur’anda Allahın isimlerini en toplu halde Haşir suresinin sonunda görürüz. Burada art arda şu isimler yer alır:

Allah, İlah, Alimu’l- gayb ve’ş– şehade, Rahman, Rahim, Melik, Kuddüs, Selam, Mü’min, Muheymin, Aziz, Cebbar, Mütekebbir, Halık, Bâri, Musavvir, Aziz, Hakim.

Cenab-ı Hak, bu isimlerini “El-Esmau’l– Hüsna”, yani “en güzel isimler” tabiriyle bildirir. Bu tabir, Kur’anda dört defa geçmektedir.1

Allah’ın isimleri, “kemalat-ı ilahiyenin unvanlarıdır.”2

Cenab-ı Hak, mutlak kemaldedir. Hiçbir cihetle noksaniyet O’na arız olamaz. Buna delil bütün kâinatta görülen nizam, intizam ve mükemmelliktir.

Şu ayet, kâinattaki bu mükemmelliği ilan eder:

Şimdi çevir gözünü, bir kusur görebilir misin?

Sonra bir daha bir daha çevir.

Sonunda göz yorgun bir vaziyette zelil olarak sana geri dönecektir.’’3

İnsan, kendi gözüyle âleme baktığında bir kusur bulamadığı gibi, topyekûn insanlığın ortak gözü hükmünde olan ilimlerle baktığında da bir kusur bulamaz. Her bir ilim dalı, mükemmelliğin kendi alanındaki bir şahidi hükmündedir.

Nasıl ki bir zat, hem ressam, hem hattat, hem aşçı olsa, yaptığı her bir resim, yazdığı her bir hat, pişirdiği her bir yemek onun sanatına delalet eder. Teşbihte hata olmasın, her bir mahlûk çok cihetlerle Cenab-ı Hakkın isim ve unvanlarına delalet etmektedir.

Sözgelimi,

-Her bir varlık yaratılmasıyla O’nun Halık ismini,

-Kendine has şekliyle Musavvir ismini,

-Rızıklandırılması cihetiyle Rezzak ismini,

-Yapacağı şeylere yönlendirilmesiyle Hâdi ismini,

-Hayatıyla Muhyi ve ölümüyle Mümit ismini göstermektedir.

Malumdur ki, bir zat, zatının birliğiyle beraber pek çok farklı unvanlara sahip olabilir. Cenab-ı Hak bir olmakla beraber, pek çok isim ve unvanlara sahiptir. Bu konuda gelen bir Hadis-i şerifte şöyle bildirilir:

Allah’ın 99 ismi vardır. Kim bunları birer birer saysa cennete girer.”4

Şüphesiz sadece bu isimleri okumakla kişi hemen cennete giremez. Hadisin metninde geçen “ihsa” fiili birer birer saymayı ifade eder. Yani, her kim bu isimleri birer birer bilir, bu isimlerin tecellileriyle Allah’ı tanırsa o zaman cennete girer. Zira böyle bir hal, Allah’ı tanımakta ileri bir mertebeyi gösterir.

Hadiste geçen 99 isim acaba İlahi isimlerin tamamı mıdır? Yoksa isimlerden sadece bir kısmı mı zikredilmiştir? Bu konuda genel kanaat, bu isimlerin Cenab-ı Hakkın esmasından sadece bir kısmı olduğu şeklindedir. Çünkü:

-Kur’an-ı Kerim’de, bu hadiste geçmeyen “Rab” gibi İlahi isimler de vardır.

-Hz. Peygamber, Cevşenu’l- Kebir isimli meşhur münacatında 1001 isimle Allaha yalvarmıştır.5

-Ayrıca, bazı dualarında “Ya Rabbi, bildiğim ve bilmediğim bütün isimlerinle sana yalvarıyorum…’’ buyurmuştur.6

1 A’raf 180, İsra’ 110, Taha 8, Haşr, 24

2 Nursi, Sözler, s. 682

3 Mülk, 3-4

4 Buhârî, Daavât, 68

5 Bkz. Gümüşhânevî, Mecmûʿatü’l-Ahzâb, 3. cilt, s. 231-261

6 İbnu Hanbel, Müsned, I, 391

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir