CİHAD-SAVAŞ FARKI

Pek çok kimse “cihad” denildiğinde savaşı hatırlar. Hâlbuki cihad ve savaş kelimeleri, eş anlamlı değillerdir. Cihad, savaştan daha kapsamlıdır. Allah yolunda yapılan savaş da bir cihad olmakla beraber, her cihad savaş değildir. Kur’an-ı Kerîmde “iki grup arasında meydana gelen silahlı çatışma” anlamında, “harp” ve “kıtal” kelimeleri ve bunlardan türeyen kelimeler kullanılmıştır.1

Cihad-savaş farklılığına şu noktalardan bakabiliriz:

1- “Kâfirler ve münafıklarla cihad et!”2 ayetinin ilk muhatabı olan Hz. Peygamber kâfirlere karşı kılıçla savaşırken, münafıklara kılıç çekmemiştir. Rasulullah’ın onlara karşı cihadı, “had cezalarını uygulamak, nasihat etmek, onları ikna ve ilzama çalışmak…” şeklinde olmuştur.3

2- “Kâfirlere itaat etme ve ‘onunla’ büyük bir cihad yap!”4 ayetinde de cihad-savaş farkını görmek mümkündür. Zira “onunla” ifadesiyle kastedilen, -pek çok tefsirde ifade edildiği üzere- Kur’an’dır.5 Kur’an’la yapılan cihadın, bir savaş değil, ikna veya ilzama yönelik bir mücadele olduğu aşikârdır.6

3- Savaşın emredilmediği İslâm’ın Mekke döneminde, cihaddan bahseden ayetler bulunmaktadır. Mesela,

“Uğrumuzda cihad edenlere, elbette yollarımızı gösteririz…”7

“Rabbin, eziyete maruz kaldıktan sonra hicret eden, cihad yapan ve sabredenlerledir. Rabbin, bu eziyetten sonra onlara Gafur’dur, Rahîmdir (çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.).”8 Bu ayetlerin geçtiği Ankebut ve Nahl Sûreleri, Mekkî Sûrelerdendir.9

4- Peygamberlerden pek çoğunun fiilen savaşmamış olması da, cihad-savaş farkını gösterir.10 Şüphesiz her peygamber cihad yapmıştır, ama her peygamber savaşmamıştır. Mesela Hz. İsa daima hareket halindedir, gittiği yerlerde Allah’ın dinini anlatmaktadır. Şüphesiz Onun bu faaliyeti bir cihaddır, ama savaş değildir.

CİHADIN HÜKMÜ

Cenab-ı Hak “Allah uğrunda hakkıyla cihad edin.” ve benzeri ayetlerle cihadı farz bir görev olarak emreder.11 Cihad, normal şartlarda farz-ı kifayedir. Olağanüstü hallerde ise, farz-ı ayn olur.12 Yani ümmetin her ferdinin cihadla meşgul olması zor

1 Özel, “Cihad” md. DİA. VII, 528; Peters, s. 28; Abdurabbih, s.28-29; Ali Rıza Nakvî, Laws of War in Islam, Islamic Studies, XIII/1, 25; M. Saîd Ramazan Bûtî, el-Cihadu fi’l-İslâm, Daru’l-Fikri’l-Muasır, Beyrut, 1995, s. 19-20; Süleyman Ateş, Kur’an-ı Kerîm Tefsîri, Milliyet Yay. İst. 1995, III, 1168, Ahmed Kadiri, el-Cihadu fi Sebilillah, Daru’l- Menare, Cidde, 1992, 1, 65; Muhammed Ali Sabunî, Kabes min Nuri’l- Kur’an’il- Kerîm, Daru’l- Kalem, Dımeşk, 1986, IV, 64

2 Tevbe, 73; Tahrîm, 9

3 Fahreddin Râzi, Mefatihu’l-Gayb (Tefsiru Kebir), Daru İhyai’t- Türasi’l-Arabi XVI, 135; Kadı Beydâvî, Envaru’t-Tenzil ve Esraru’t- Te’vil, Daru’l- Kütübi’l- İlmiyye, Beyrut, 1988, I, 413; İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ani’l-Azîm, Kahraman Yay. İst. 1985, IV, 119; Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, IV, 2591; Abdurabbih, s. 29-30

4 Furkan, 52

5 Beydâvî, II, 144; Sabunî, Saffetu’t-Tefasir, Ensar Yay. İst. 1987, II, 366, Yazır, V, 3601, Bûtî, s. 21

6 Halim Sabit Şibay, MEB. İslam Ans. ” Cihad” md. III, 164

7 Ankebut, 69

8 Nahl, 110

9 Celâleddin Süyûtî, Itkan fî Ulûmi’l-Kur’an, Daru İbni Kesîr, Beyrut, 1993, I, 28; Bûtî, s. 21; Abdurabbih, s. 29-30

10 Topaloğlu, DİA. “Günümüzde Cihad” md. VII, 531

11 Hac, 78. Ayrıca bkz. Maide 35, Tevbe 41, 73, 86, Furkan 52, Tahrîm, 9…

12 Abdullah Bin Mahmud Mevsılî, İhtiyar li Ta’lîli’l- Muhtar, Çağrı Yay. İst. 1980, IV, 117; İbn Rüşd, Bidayetü’l- Müctehid Nihayetü’l Muktesid, Daru’l- Marife, Beyrut, 1988, I, 380-381; Ebu Abdullah Kurtubî, el-Cami li ahkami’l- Kur’an, Daru’l- Kütübi’l- İlmiyye, Beyrut, 1993, III, 27; Ebu’l- Fadl Âlûsî, Ruhu’l-Meânî, Daru İhyai’t- Türasi’l- Arabî, Beyrut, 1985, II, 106; W. Madelung, Dictionary of the Middle Ages, “Cihad” md. VII, 110

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir