Dünyadan sonraki hayatın iki menzili vardır: Cennet ve Cehennem.
Cehennem, şu dünya hayatını değerlendiremeyenler için hem bir hapishane, hem de maddi- manevi ızdırap çekme yeridir.
Kur’an-ı Kerimin çeşitli yerlerinde cehennemdekilerin azabı anlatılırken, tekrar dünyaya dönme isteklerine yer verilir. Ama onların bu istekleri, kabul olmayacak bir duadır. Çünkü ana karnından dünyaya gelen insan tekrar oraya dönmediği gibi, dünyadan ahirete gidenler de tekrar dünyaya gelmeyeceklerdir.
Şimdi, bu kısımda cehennem ehlinin yalvarmalarını Kur’an ayetlerinden takip edeceğiz:
Her ümmet cehenneme girdikçe önceki yoldaşlarına lanet edecek. Sonunda hepsi bir araya geldiklerinde, tabi olanlar öncülük yapanlar hakkında diyecek:
“Ey Rabbimiz, bizi işte bunlar yoldan çıkardı. Bunlara cehennem azabını kat kat ver.”1
“Ey Rabbimiz, bize azıcık mühlet ver, davetine icabet edelim, peygamberlere uyalım.”
Onlara denilecek: Siz değil misiniz daha önceleri ‘bize hiçbir zeval yok’ diye yemin eden? Hâlbuki nefislerine zulmedenlerin yerlerinde yaşamıştınız. Onları ne hale getirdiğimizi biliyordunuz. Size ibret alınacak örnekler de göstermiştik.”2
“Onlar cehennemde bağrışarak şöyle derler: Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar, yaptığımızdan farklı olarak salih amel işleyelim.
(Onlara denilecek) “Size, öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı da geldi. O halde tadın bakalım azabı! Zalimler için asla bir yardımcı yoktur.”3
“O mücrimleri Rablerinin huzurunda başları eğik bir halde şöyle derlerken bir görsen: Ey Rabbimiz, gördük işittik. Bizi döndür de salih amel yapalım. Biz yakinen inananlardanız.”4
Bir büyüğünün yanında mahcup olmamak için saygıda kusur etmeyen insan, büyükler büyüğü olan Rabbine karşı mahcup olmamak, huzurunda başı önde durmamak için ibadette kusur etmemelidir.
Cenab-ı Hak cehennem ehline diyecek: “Ayetlerim size okunmuyor muydu? Fakat siz onları yalanladınız.”
Onlar ise şöyle diyecekler: Ey Rabbimiz, azgınlığımız bize galip geldi ve biz bir sapıklar topluluğu olduk. Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer dönersek, gerçekten zalimleriz.
Allah diyecek: Sinin orada! Benimle konuşmayın! Kullarımdan bir topluluk ‘Ey Rabbimiz biz iman ettik. Bizi bağışla, bize merhamet et. Sen Hayru’r Rahiminsin’ diyorlardı. Ama siz onlarla dalga geçiyordunuz. Bu yaptıklarınız, beni anmayı size unutturdu. Onlara gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık olarak bugün onları mükâfatlandırdım. Doğrusu, kurtulanlar işte onlardır.”5
Kötü kimselere uyup cehenneme gidenler şöyle der:
“Ey Rabbimiz, bunu başımıza kim getirdiyse ateşte onun azabını kat kat artır.
Ve ardından şöyle derler: Dünyada kendilerini bayağı kimselerden saydığımız bir kısım adamları burada niçin görmüyoruz. Onlarla dalga geçerdik. Yoksa gözler onlardan kaydı mı?”6
Ebu Cehil, Ebu Leheb gibiler cehennemde feryat ederken, onların şu dünyada hiç değer vermedikleri, sıradan kişiler gördükleri Bilal-i Habeşi, Ammar Bin Yasir gibi zatlar, Cennetin üst makamlarında tenezzüh edeceklerdir.
Dünyada çeşitli şeyleri Allah’a şirk koşan kimseler, şirk koştukları batıl ilahları cehennemde görünce şöyle diyecekler:
“Ey Rabbimiz, işte bunlar Seni bırakıp ta ibadet ettiğimiz şerikler.
O şerikler ise şöyle cevap verecek: Doğrusu siz yalan söyleyen kimselersiniz.”7
“Allah o hesap günü onlara seslenir: Benim şerikim olduğunu iddia ettiğiniz şeyler nerede?
Üzerlerine azap emri vacip olanlar diyecek: Ey Rabbimiz, işte şunlar azdırdığımız kimseler. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlardan teberri ile Sana geldik. Onlar bize tapmıyorlardı.”8
Yani, bazı şeyleri ilah kabul edip tapan kimseler, gerçekte bunlara tapmıyor, bunları kendi heva ve heveslerine âlet ediyorlardı. “Kraldan çok kralcı” tabir edilen türden, kendi hasis çıkarları için batıl ilahlar üretiyorlardı.
Cehennemdekiler diyecek:
“Ey Rabbimiz, cin ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de, onları ayaklarımız altına alalım, ta ki esfelinde olsunlar.”9
Fakat heyhat. Bu sözü söylemekte çok geç kaldılar. Bunu dünyada yapmaları lazımdı. İş işten geçtikten sonra diğer âlemde bunu temenni etmek pratikte hiçbir fayda getirmeyecektir.
“Cehennemdekiler yüzleri ateşte çevrilirken derler: Yazıklar olsun bize. Keşke Allah’a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!
Ve derler: Ey Rabbimiz, doğrusu biz efendilerimize, büyüklerimize itaat ettik. Onlar da bizi yoldan çıkardı. Ey Rabbimiz, onlara azabı kat kat ver, büyük bir lanetle onları rahmetinden uzak kıl.”10
Demek ki insan dünyada kimin peşinden gittiğine dikkat etmeli. Liderinin hangi yolun yolcusu olduğunu iyi gözlemlemeli.
Cehennemdekiler diyecek:
“Ey Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Buradan çıkmaya bir yol yok mu?”11
Evet, yok. Fakat şu dünyada iken ömür sermayesini iyi değerlendirip oraya girmemeye yol var…
Görüldüğü gibi, cehennem ehli içler acısı bir halde feryat edecekler, oradan çıkmak, kurtulmak isteyecekler. Ama nafile. Artık iş işten geçmiş, imtihan bitmiştir.
Onların bu hallerinden şu dersleri alabiliriz:
-İnsanoğlunun en büyük meselesi cehennemden kurtulmaktır. Peygamber Efendimiz “Cevşenü’l-Kebir” isimli meşhur duasında Allah’ı bin bir isimle zikredip yüz yerde cehennem ateşinden O’na sığınır, şöyle der:
“Ey kendinden başka ilah olmayan Allahım. Seni tenzih ederiz. El aman, el aman! Bizleri cehennem azabından halas eyle.”
-Dünyada kanunlara itaat etmeyenlere ceza verildiği gibi Allah’ın kanunlarına uymayanlara da ceza vardır. Cehennem, işte böyle bir ceza yeri ve dehşetli bir hapishanedir.
-Cehennemin varlığı, Allah’ın adaletinin bir gereğidir. Yoksa Firavun gibi ilahlık dava edenler, Hz. Musa gibilerle beraber cennete girecek olsalar, şu dünyadaki imtihanın kıymeti kalmazdı.
-Her şey vaktinde güzeldir. Bu dünyada iken “aman ya Rabbi” deyip dua etmek, olması gereken bir vazifedir. Ama cehennemde “aman ya Rabbi” demek, artık geç kalınmış bir harekettir.
-Cehennem sadece cismanî bir azap yeri değildir. Orada ruhlar da ızdırap duyacak, pişmanlık ateşiyle kavrulacaktır.
1 A’raf, 38
2 İbrahim, 44-45
3 Fatır, 37
4 Secde, 12
5 Mü’minun 105-111
6 Sâd, 61-62
7 Nahl, 86
8 Kasas, 63
9 Fussilet, 29
10 Ahzab, 66-68
11 Mü’min, 11
