A’raf, rivayetlerden anlaşıldığına göre cennet ve cehennemi gören bir mevkidir. A’raf isimli surede, burada bulunan kişilerin hem cennet ehli, hem de cehennem ehliyle konuşmaları anlatılır. Bunlar, cennet ehli tarafına bakınca onlara selam verirler, cehennem ehli tarafına bakınca ise şöyle derler:
رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟
“Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla beraber kılma!”1
A’raftakilerin kimler olduğu hakkında farklı bazı mülahazalar vardır. Bazı âlimlere göre, bunlar sevap ve günahları eşit olan kimselerdir. Cehennemi görüp Allaha sığınacak, cenneti görüp girmek isteyeceklerdir.
-Veya bunlar iman etmiş olmakla beraber, amelde ihmali bulunan kimselerdir. Bulundukları yer kendileri için bir nevi hapishane hükmünde olur. Allah’ın lütfuyla oradan çıkarılmayı beklerler.
-Veya Peygamberler ve veliler gibi maneviyatta üst düzey kimselerdir. Bunlar, böyle yüksek bir mevkiden hem cennet ehlini, hem de cehennem ehlini ibretle temaşa ederler.
1 A’raf, 47
