Hz. İsa, “Allah’a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?” dediğinde Havariler “Biz Allah’ın dininin yardımcılarıyız” demişler ve şu duayı yapmışlardır:
رَبَّنَٓا اٰمَنَّا بِمَٓا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ
“Ey Rabbimiz, indirdiklerine iman ettik. Peygambere tabi olduk. Artık bizi şahitlerle beraber yaz.”1
Ayette geçen “şahitler” hakkında farklı yorumlar yapılmıştır.
-Peygamber Efendimiz ve sahabileri, şahitlerdir. Bir ayet şöyle der:
“Biz sizleri istikametli bir ümmet kıldık. Ta ki insanlara şahit olasınız ve Peygamber de size şahit olsun.”2
İşte, havariler, ahirzaman nebisi ve O’nun seçkin ashabını gıyabi bir tarzda bildiklerinden, onlarla beraber olmak, onların şereflerinden hisse almak istediler.
-İlim sahipleri de şahitlerdir. Kur’an şöyle bildirir.
“Allah, kendisinden başka ilâh olmadığına hak üzere şâhitlik etti, melekler ve ilim sahipleri de (şâhitlik etti).”3
Şüphesiz ayette geçen “ilim sahipleri” Allah’ı bilen ve O’nun marifetinde ilerlemiş kimselerdir. Böyle İlahi methe mazhar kişilerle beraber olmak, Havariler için elbette ayrı bir şeref vesilesidir.
Havarilerin bu duasının bir benzeri, bazı Hristiyanlarca yapılmıştır. Şöyle ki:
İslam’ın Mekke döneminde bazı sahabeler Habeşistan’a hicret eder. Habeş kralı Necaşi, bunların inanç durumlarını anlamak üzere bazı sorular sorar. Kur’anın onların hayatlarını nasıl değiştirdiğini öğrenince Kur’andan okumalarını ister. Cafer-i Tayyar, Hz. İsa ve annesiyle ilgili ayetlerin yer aldığı Meryem suresinden bir parça okur. Necaşi ve etrafındakiler gözyaşları ile Kur’an ayetlerini dinler, şöyle dua ederler:4
رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ
“Ya Rabbena, iman ettik. Bizi şahitlerle beraber yaz.”5
Keza, Necaşinin Medine’ye gönderdiği 70 kişilik heyet de Allah Rasulünden Yasin suresini dinlediklerinde gözyaşlarını tutamaz, aynı duayı yaparlar.
1 Âl-i İmran, 53
2 Bakara, 143
3 Âl-i İmran, 18
4 Bkz. Sabuni, Safvetu’t- Tefasir, I, 362
5 Maide, 83
