DİNDE ADAM ÖLDÜRMENİN HÜKMÜ

Allah’ın insanlara en büyük ikramlarından biri, onları hayat ve şuur sahibi kimseler olarak yaratmasıdır. Bu can Allahtan bir hediye ve emanettir, onu ancak hayatı veren alır. Hatta kişi “bu can benim değil mi, istediğim zaman kendi hayatıma son veririm!” diyemez. Kişi, başkasının hayatına son verme hakkına sahip olmadığı gibi, kendi hayatına da son veremez, emanetin sahibi onu alıncaya kadar korumakla ve bakmakla mükelleftir.

Günahlar bir cihetten “küçük ve büyük günahlar” şeklinde ikiye ayrılır. Küçük günahlara “seğair”, büyük günahlara ise “kebair” denilir. Haksız yere adam öldürmek, Hz. Peygamber tarafından kebairden biri olarak bildirilmiştir.1

Kur’an-ı Kerim gayet açık bir şekilde başkasını öldürmeyi yasaklar. Mesela şöyle der:

Hak bir sebep olmadıkça, Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeyin.”2

Ayette geçen “hak bir sebep”

-savaş hali

-nefsi müdafaa

-başkasını öldüren birisinin, suçu sabit olduğunda devlet eliyle idamı gibi durumlardır.3 Böyle özel haller dışında, adam öldürmek en büyük günahlardandır.

Bir başka ayette şöyle denilmektedir:

Kim bir canı kısas olmadan veya yeryüzünde bir fesadı olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birinin hayatına vesile olursa, sanki bütün insanları hayatlandırmış gibidir.”4

Yani, bir masum insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibi dehşetli bir suçtur. Ayette, Müslüman – kâfir şeklinde bir ayırım yapılmaması da kayda değer bir inceliktir.

1 Müslim, İman, 141-146; Ebu Davud, Vesâya, 10.

2 İsra, 32

3 Bkz. Râzi, XX, 220

4 Maide, 32

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir