Kul, Allah’ı tam idrak edemez

Hz. Ali şöyle der:

Belli bir görünüm ve edevatı olanları vasfetmekten aciz olan bu insan, mahlûkatı yaratanı vasfetmekten elbette çok daha acizdir, varlıkların özellikleriyle O’nu tarif edebilmekten çok daha uzaktır.”1

İnsan, ruh ve cesetten meydana gelir. Ruhun varlığı bizler için çok açık olmakla beraber, onu belli bir tarifle anlatmakta zorlanırız. Kendi ruhunun varlığını bilen, ama tarif edemeyen bu insan, ruhu ve mahlûkatı yaratan Allah’ın varlığını anlamakta çok da zorlanmaz, “Âlem varsa, yaratan da vardır” der.

Ama Allah’ın zâtını anlamakta, hatta âlemde tasarruflarını anlamakta pek de yol alamaz. Çünkü insan gözü güneşin zâtına bakmaya uygun yaratılmadığı gibi, insan aklı da Allah’ın zâtını idrak etmeye uygun değildir.

Evet, Allah’ın varlığını bilmek (iman etmek) ayrı, O’nu isim ve sıfatlarıyla tanımak (marifetullah) ayrı, zâtını idrak edebilmek bütün bütün ayrıdır.

1 Nehcül-Belağa, s. 391

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir