Acelecilik

İnsan, zaafları olan bir varlıktır. Bu zaaflar, onun dünya imtihanında çok önemli bir yere sahiptir. Mesela, insanın tabiatında acelecilik vardır. “İnsan acelecidir” (İsra, 11) âyeti bunu ifade eder. Onun bu aceleciliğinin arka planında ahireti bilmemek vardır. Allah, kâfirlerin durumunu anlatırken şöyle buyurur:

Onlar dünya hayatından bir zahir bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gafildirler.” (Rum, 7)

Onlar dünya hayatının sadece görünen yüzünü, onun da az bir kısmını bilirler. Bu hayatı zevk ü safa içinde geçirebilmek için çalışırlar. Böyle olunca da peşin lezzetlere yönelirler.

Hamdi Yazır, insanın aceleciliğini bildiren âyetin tefsirinde şöyle der:

İnsan peşincidir. Veresiyeden ziyade peşine heves eder. Ahireti dünyada görmek ister.” (V, 3168)

Mesela, kıldığı namazların, yaptığı yardımların, gösterdiği güzel ahlakın sevabı diğer âlemde verilecektir. Pek çok insan bunu çok uzun bir vade olarak görür, böyle sevap kazandıran ameller yerine dünyasını mamur edecek maddi menfaatler ve peşin lezzetlere yönelir. Hâlbuki ahiret menzili çok da uzak değildir. Dünya ve ahiret, dün ve yarın gibi birbirine yakındır. Nitekim Allah şöyle bildirir:

Her nefis, yarın için ne hazırladığına baksın!” (Haşir, 18)

Yarın”dan murat diğer âlemdir. “Yarın” denilmesi, yakınlığından dolayıdır. Çünkü her gelecek yakındır. Belki de bundan hareketle “dünya bir gündür, o da bu gündür” denilmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir