Yaptığımız bu çalışma, Kur’ânın belağatıyla alakalıdır. Onun belağatının en büyük esaslarından biri ise, -bu araştırmamızda görüldüğü üzere- teşbih ve temsillerdir. Bu teşbih ve temsiller, ilahi mesajın akıl ve kalplere nakşedilmesinde en büyük yardımcılardır.
Baştan buraya kadarki araştırmamızda görüldüğü üzere, gerek teşbih ve gerekse teşbihe dayalı olan istiare, temsil ve mesel, Kur’ânda sıkça karşımıza çıkan latîf birer anlatım vasıtalarıdır. Bu tarz anlatım, Kur’ânın mu’cizevî yönlerinden birini teşkil eder. Teşbih ve temsille anlatım, soyut ve sade anlatıma nisbetle daha etkili, daha kalıcıdır. Böyle bir anlatımdan hem üst düzey idrake sahip kişiler, hem de basit idrak sahipleri beraberce hisselerini alırlar. Nazil olduğu dönemden bu güne gelinceye kadar hemen her kesimden insanın Kur’ânın dersinden istifade etmelerinin mühim bir sırrı, onun teşbih ve temsillerinde gizlidir.
Başkalarına verilecek mesajı olanlar, böyle bir anlatım tarzına müstağni kalamazlar. Sözgelimi bir öğretmen, bir mürşid, bir siyasetçi… yeri geldiğinde teşbih ve temsile müracaat edebilirse meramını daha rahat, daha güzel anlatacaktır. İnsanlara yol göstermek için gönderilen Kur’ân, baştan sona bunun en güzel misalleriyle doludur.
