“Ölmeden evvel ölünüz!”1 uyarısı çok önemli mesajlar taşır. Şöyle ki:
İnsan şu dünya hayatında ciddi bir imtihana tabidir. Okullardaki sınavlar ciddi çalışmayı gerektirdiği gibi, şu dünya imtihanı dahi ciddi gayreti gerektirir. Laubali insanlar bu imtihanda gerekli performansı gösteremez. Böyle insanlar ya haramlarla veya malayani denilen dünyaya da ahirete de yaramayan işlerle vakitlerini öldürürler. Hâlbuki dünyaya vakit öldürmeye değil vakti değerlendirmeye gelmişlerdir.
İnsanın nefsi günahlara meyillidir. Bu günahlara meyletmekten kurtulmanın en büyük sırlarından biri, ahirette zarar verecek işler cihetiyle kendini ölmüş kabul etmektir. Ölmüş olanların artık fantezi zevkleri yoktur. Ölmüş olanlar artık günahlara meyletmezler. Ölmüş olanların “daha güzel ev, daha güzel araba, daha güzel tatil…” gibi istekleri kalmaz. Ellerinden gelse “daha kuvvetli iman, daha fazla amel, daha ziyade hizmet” isterler.
1 Aclûni, II, 291
