“İnsanlar uykudadır. Öldüklerinde uyanırlar!”1
Hz. Ali’ye ait olduğu söylenen bu söz, önemli mesajlar ihtiva eder. Uykudaki insanın etrafında olup bitenleri fark edememesi, rüya âlemiyle reel âlemin çok farklı olması gibi sebeplerle şu dünya hayatı bir uykuya benzetilmiştir.
Görünüşte ölen insanın artık hiçbir şeyle alakası kalmaması gerekir. Ama gerçekte ise, “öldü” dediğimiz insan yeni bir hayat mertebesinde yaşamına devam etmekte ve dünyadaki insanların bilemediği nice meseleleri bizzat yaşamaktadır. Mesela bize göre meleklere iman gaybi bir iman meselesi iken, ölen kimse bir melek olan Azrail’i bizzat görmekte, kabirde Münker ve Nekir isimli iki meleğe doğrudan muhatap olmaktadır.
Pek çok insan şu dünyada gaflet içinde yaşar, “şu dünya nedir, insan niçin yaratıldı, nereden gelip nereye gidiyor?” gibi soruları hatırına getirmez. Öldüğünde bu kalın gaflet uykusundan ve sersemliğinden uyanır, ama geç kalmıştır. Ölmeden evvel ölmesi, yani bu uyanıklığı dünyada elde etmesi gerekirdi.
1 Aclûnî, Keşfu’l-Hafa, II, 312.
