Aklı başında biri, her şeyden bir ders ve ibret alabilir. Hatta ölüler bile ona ders verebilir. Mesela kabristanın yanından geçen biri dikkat etse, kabirdekilerin ona ve hayattaki insanlara şöyle seslendiklerini duyacaktır:
“Sizler amel ediyor, ama bilmiyorsunuz.
Bizler ise biliyor, ama amel edemiyoruz.”
Gerçekten de hayatta olan kimseler yaptıkları amellerin diğer âlemde neye tekabül ettiğini bilemez. Fena ve çirkin bir sözün nasıl cehennem zakkumunu netice verdiğini, iyi ve güzel bir sözün nasıl cennet meyveleri verdiğini tam anlayamaz. Ölenler ise artık bunların neticelerini çok iyi anlamışlardır, ama amel yapmak için ellerinde bir imkân kalmamıştır. Alaaddin Başar’ın ifadesiyle:
“Ölen herkes pişman olur, ellerini dizine vurmak ister.
Ama ortada ne el kalmıştır, ne de diz.”
