Ezan ve namaz

Mehmed Akif, ezanın muhtevasını şöyle nazara verir.

Şu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli,

Ebedi yurdumun üstünde benim, inlemeli.”

Ezan, insanlık namına yahut o şehir ahalisi namına, kâinatın ve insanlığın yaratılış neticesi olan tevhidi ilan etmeye bir vasıtadır. Başka dinlerin ibadete davet şekliyle mukayese ettiğimizde, ezanın çok asil ve anlamlı olduğu hemen dikkat çeker. Mesela kilisenin çağrı şekli olan çan çalınması, sadece kuru, anlamsız ve hatta bir derece kaba bir davet tarzıdır. Hakkı verilerek okunan bir ezan ise, hem ses olarak kulağı tırmalamaz, hem de mana yüklüdür.

Ezanda şu unsurlar açıkça görülmektedir:

-Allah’ın büyüklüğünü ilan etmek.

-Allahın varlığına ve birliğine şehadet etmek.

-Peygamber Efendimizin risaletine şehadet etmek.

-Namaza çağrı.

-Kurtuluşa çağrı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir