Ehl-i sünnet ve cemaat, kısaca “Hz. Peygamberin ve Ona bağlı sahabe cemaatinin gittiği yolu benimseyenler, o yolda gitmeye çalışanlardır.” Hz. Peygamber, model insandır. Ancak Onun yolunu ifadede zamanla farklı değerlendirmeler ve yorumlar yapılmıştır. Ehl-i sünnet ve cemaat, bu yollar içinde “sevâd-ı a‘zam” denilen ekseriyetin gittiği yolu esas alırlar, dar ve tali yollara itibar etmezler. Ehl-i sünnet ve cemaate, kısaca “ehl-i sünnet” denilir. “Ehl-i sünnete mensup kişi” anlamında ise “Sünnî” kelimesi kullanılır.
Ehl-i sünnet ve cemaat, İslam dünyasının yaklaşık % 80 ini meydana getirir. Hz. Peygamber şöyle buyurur:
“Ümmetim dalalet üzerine birleşmez. Öyleyse bir konuda ihtilaf olduğunu gördüğünüzde sevad-ı azama (büyük çoğunluğa) tâbi olun.”1
Ehl-i sünnet, itikadî yönden Selefilik, Eş’arilik ve Matüridilikle şekillenmiştir. Ameli yönden ise başlıca Hanefi, Şafiî, Maliki ve Hanbelî isimleriyle ifade edilen dört mezhebe ayrılmıştır.
Sünnete bağlılık, dinî bir vecibedir. “Kur’an bize yeter” düşüncesiyle sünneti ihmal etmek istikametli bir görüş değildir. Hz. Peygamber şöyle buyurur:
“Haberiniz olsun ki bana Kitab ve bir de Onun misli verilmiştir. Biliniz ki karnı tok bir adamın koltuğuna yaslanıp oturarak şöyle diyeceği zaman yakındır: ‘Bu Kur’an’a uyun! Onda helâl bulduklarınızı helâl, haram bulduklarınızı da haram addedin.’ Haberiniz olsun ki, ehlî merkep eti, yırtıcı kuşların eti size helâl değildir.”2
Sünni olmak, Kitap ve sünnete göre yaşamayı gerektirir. Ayrıca bu ikisinin yorumunda ekser Müslümanlarla bir ve beraber olmayı netice verir. “Ben sünniyim” deyip sünnetten ayrılmak, şuurlu bir Müslümana asla yakışmayan bir durumdur.
1 İbn Mâce, Fiten, 8
2 Ebu Davud, Sünnet, 6. Ayrıca bkz. Tirmizî, İlm, 60, İbn Mâce, Mukaddime 2

Hocam hazreti ALLAH Azze Celle akibetimizi hayr eylesin.. Allah’ım Râzı olsun.. dua ile esenlikler.. saygılarımla selamlıyorum.