İnsan, genelde karakterine göre hareket eder,
ama eğitimine ve iradesini kullanmasına göre
farklı tavırlar da gösterebilir.
İbrahim Hakkı, Marifetname isimli eserinde insanların beden diliyle alakalı hayli ilginç ayrıntılara yer verir. Mesela şöyle der:
Boyu uzun olan saf akıllı olur.
Boyu kısa olanın hilesi çoktur.
Orta boylu olan kişi akıllı ve güzel huylu olur.
Başı küçük olan kişinin aklı da az olur.
Başı büyük olanın aklı çok olur.
Başının üstü yassı olan keder çekmez.
Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
Alnı yumru olan kötü ve aldatıcı olur.
Alnı enli olan kötü huylu olur.
Alnı düzgün olan emniyetlidir.
Alnı kırışıksız olan şüphesiz tembel olur.
Alnındaki kırışık uzun olan anlayışlı olur.
Kırışığı az olan cömert olur.
Kaşları arası kırışık olan kişi baştan sona gam yüklüdür.
Kulağı küçük olan hırsızdır.
Kulağı orta boylu olan ise dürüsttür.
Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
Kaşı çok kıllı olan gönlü kırık ve kederli olur.
Gözün çukur ve küçük olması kibirlilik alametidir.
Kara gözlü olan kişiler itaatkâr olur.
Gözün kanlı olması yiğitlik alametidir.
Gözleri mavi olan zekidir.
Elâ gözlü edepli olur.
Gözü küçük olan hafif bir kişidir.
Gözü büyük olan kibar olur.
Gözü şişkin olan kıskanç olur.
Gözü orta büyüklükte olan gerçek dosttur.
Yarı kapalı gözlü olan yaramaz ve çirkin olur.
Yüzü sıska olan borcuna sadık değildir.
Yüzü etli olan ise sıkıntı verir.
Yüzü uzun olan konuşurken yalan söyler.
Yüzü sert olanın genellikle sözü acı olur.
Yüzü kırmızı olan edeplidir.
Esmer olan ise zeki olur.
Yüzü sarı olan hastalıklı olur.
Burun biraz uzun ise anlayışsızdır.
Burnu kısa olanın içinde korkusu çok olur.
Burnunun ucu top olan kişi neşeli olur.
Burnunun ucu ağzına yakın olan adamdan kendini sakın.
Ağzın küçük olması güzelliktendir ama, böyle kişi korkak olur.
Ağzı büyük olan yiğit; eğri olan ise kötüdür.
Burnundan konuşan kişinin bu özelliği kibrini gösterir.
İnce sesli erkeğin işi gücü şehvettir.
Erkek sesli kadın ise çoğunlukla yalan söyler.
Sözü hızlı söyleyenin anlayışı yüksektir.
Sözü kaba olan yardım sever olur.
Sesi çatal olan kötülük yapar.
Gülüşü çok olan kişide utanma beklenmez.
Yüzü güleç ve sözü tatlı olan kişi mübarek kişidir.
Kırmızı dudaklı kişi iyi ilim tahsil eder.
Kokusu güzel olanın huyu da hoş olur.
Çenesi geniş olan kişi sert ve kaba olur.
Çenesi orta hâlli olan akıllı ve güzel olur.
Sakalı sık olan sıkıntı verir, sözü uzatır da uzatır.
Kara ve seyrek sakal zekâya delildir.
Hiç sakalı olmayan kösenin hilesi pek çok olur.
Sakalı yuvarlak olan kişi olgundur.
Omuzu sivri olan azılı hırsız olur.
Eğri omuzlu kişinin ise işi eğriliktir.
Kısa omuz bilgisizlerde; düşük omuz aşağılıklarda bulunur.
Orta hâlli olan omuzun sahibi hemen sırları anlayıverir.
Bileği uzun olursa istenmeden bahşişler dağıtır.
Parmağı uzun olan hünerli ve bilgili olur.
Parmağı yumuşak olan hiç şüphesiz çok zeki olur.
Tırnağı geniş olmayanı her zaman sevebilirsin.
Tırnağı yuvarlak ve çizik olan kişi acımasızdır.
Tırnağı yassı ve düz olanın eli beceriklidir.
Göğsü çıkık olanın huyu kötüdür.
Göğsü dar olan sıkıntı çeker.
Göğsü geniş olanın gönlü hiç üzüntülü olmaz.
Sırtı kamburumsu olan kişinin ahlakı çirkin olur.
Sırtı geniş olanın kuvveti çok olur.
Beli ince olan şekilden şekle girebilir.
Karnı büyük olan akılsızdır; küçük olan ise efendidir.
Karnı büyük ve kısa olanda kötü huyluluk ve zorbalık vardır.
Dizi büyük olan kişi yükü fazla yüklenir.
Ayağı sert olanın bağışlaması yoktur.
Ayağı kalın olan adam kahramandır.
Ayağı geniş olan kişi, zulüm yapar.
Ayağı uzun olan kişi utanma bilir.
Parmağı uzun olan anlayışlı ve bilgili olur.1
Marifetname gibi eserlerde insan karakteriyle ilgili tespitlere bakan ve bunları yüzde yüz doğru kabul edenler, çevrelerindeki kimselere ve hatta kendilerine şüpheyle bakmaya başlarlar. Hâlbuki ilgili tespitleri “kanaat verici birer özellik” olarak değerlendirseler, böyle bir vartadan kurtulacaklardır. Yani, böyle eserlerde nazara verilen tespitlerden hareketle muhatabımız hakkında az çok kanaat sahibi oluruz, fakat bu kanaatin hüküm hâline gelmesi için daha yakından tanımaya ihtiyaç vardır.
Faraza, dış özellikleri cimriliğe işaret eden birisi, yaratılış icabı gerçekten çok cimri bir tabiata sahip olabilir. Ama bu, aşıl(a)maz bir tabiat değildir. Böyle bir kimse ciddi bir nefis terbiyesi yaparak ve iradesini güçlendirerek çok cömert bir kimse hâline de gelebilir.
El işaretlerinden anlayan birine bir dostu bir gün şöyle der: Herkesin eline bakıyorsun, bir de benim elime bak, bakalım ne göreceksin?
Arkadaşı onun eline bakar, ardından aralarında şu konuşma gerçekleşir:
-Dostum, bu el gerçekten senin mi?
-Dalga mı geçiyorsun? Bu nasıl bir soru böyle?
-Dostum, ben karşımda bir hırsız eli görüyorum. Ama senin hırsız olmadığını da biliyorum.
-Yaa, demek öyle. Elhamdülillah hırsız değilim, ama itiraf etmem gerekirse, ta çocukluğumdan beri hırsızlığa daima meyilli ve istekli biriyim, ama bunları dizginliyorum.
1 Bkz. İbrahim Hakkı, Ma’rifetnâme, Sadeleştiren: Fâruk Meyan, Bedir Yay. İst. 1980. s.75-78
