Kitap kurtuldu!

Osmanlı döneminde insanları dış görünüşünden tanıma ilmine “ilm-i kıyafet” denilir ve bu sahada yazılan eserlere de “Kıyafetname” adı verilirdi.

Bu ilme Kıyafetname denilmesine şu açıdan bakılabilir:

Kıyafetler, insanları tanımamızda büyük bir etkiye sahiptir. İnsanın kıyafetine bakarak onun toplumsal statüsünü, kutlama yaptığını veya yas tuttuğunu, hangi din veya mezhebe bağlı olduğunu, dünya görüşünü… büyük ölçüde tahmin edebiliriz. Hatta denilebilir ki “insan, ne giyerse odur.”1

Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetname isimli eserinde bu ilme de hayli yer vermiş, insanın boyunun kısa veya uzunluğu, saçının siyah veya sarı, gözünün elâ veya mavi olması gibi özelliklerin ne gibi karakterlere delalet veya işaret ettiklerini ifade etmiştir.

Erzurumlu İbrahim Hakkı ile ilgili şöyle bir menkıbe anlatılır:

Kendisi, hizmetçisiyle beraber yaptığı bir seyahatte bir eve misafir olmuş. Ev sahibinin özelliklerini şöyle bir süzdükten sonra, usulca hizmetçisine demiş:

Hadi bakalım hayırlısı, çok cimri bir ev sahibine misafir olduk.”

Ancak ev sahibi kendilerine hizmette hiç de kusur etmemiş, yedirmiş, içirmiş, çokça ikramlarda bulunmuş. Yatma vakti gelip de hizmetçisiyle yalnız kaldığında, hizmetçisine demiş:

Adamın bütün özellikleri cimri biri olduğunu gösterirken bu kadar ikramda bulunması doğrusu beni çok şaşırttı. Bu durumda yazdığım kitabı neşretmenin de bir anlamı kalmadı. Eve döndüğümde kitabı yakacağım.”

Diğer gün ev sahibine veda edip giderlerken, hizmetçi İbrahim Hakkı’ya seslenmiş:

Ev sahibimiz bana ‘bu kadar yediniz, içtiniz. Ücret ödemeden mi gideceksiniz’ diyor ve yüksek bir ücret talep ediyor. Ne yapayım efendim?”

İbrahim Hakkı sevinçle hizmetçisine demiş:

Ver evladım ver, ne istiyorsa ver. Kitap kurtuldu! Kitap kurtuldu..!”

1 Navarro, Beden Dili, s. 114

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir