Beden dilini okumak

Başkalarının beden dilini okuyabilirsiniz,

hem de bir kitap gibi…

Hz. Peygamber şöyle buyurur:

“Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar.”1

Feraset; anlayış, seziş ve sezgi anlamlarını taşır. Çabuk kavrayan, doğru ve hızlı karar veren kimseler için “ferasetli biridir” denir. Çabuk aldatılabilen biri ferasetli sayılmaz. Feraset sahibi insan, muhatabının art niyeti varsa, bunu sezgileriyle sezer ve hisseder. Bu özellik, özellikle idarecilik ve eğiticilik gibi hassas mevkilerde görev yapan kimseler için “olmazsa olmaz” türünden bir meziyettir.

Feraset sahibi biri, beden dilini okumakta da maharetli olur. Feraseti dillere destan olan İmam-ı Azam’la alakalı olarak anlatılan şu menkıbede bunun bir misalini görebiliriz:

Kendisi bir gün Kûfe’de dostlarıyla sohbet ederken, mescit önünden geçen bir adam gördüler. Beraberindekilere, bu şahısla ilgili dedi:

“Bu, yabancı biridir. Çantasında da yağlı bir azık vardır. Büyük ihtimalle kendisi çocuk öğretmenidir…”

Merak edenler adamın yanına varıp durumundan sordular. Aynen İmam-ı Azam’ın dediği gibi çıkınca, geri gelip “efendim, nerden bildiniz” dediler.

İmam-ı Azam şöyle anlattı:

“Yolda hem yürüyor, hem de çevresine tecessüsle bakıyordu. Yabancı olduğunu bundan anladım. Azık çantasına sinekler üşüşüyordu. Ondan çantasında yağlı yiyecek olduğunu tahmin ettim. Çocuğa rastlayınca gözü takılıyor, tebessüm ediyordu. Buradan da çocuk mürebbisi olduğu kanaatine vardım.”

1 Suyûtî, Câmiu’s-Sağir, Daru’l- Fikr, Beyrut. 1, 24

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir