Ticarette Yemin

Yeminin bir ağırlığı vardır,

rastgele olmamalıdır.

Liselerimizden birinde Din Dersi öğretmeni derste üstteki hadisi zikredince, öğrencilerden biri gayet safiyane şu sözleri söyler: Ama hocam, yalan söylemezsek malı satamıyoruz ki!

Yalan, bir Müslüman’a asla yakışmayan bir tavırdır. Kamil bir Müslüman, nefsine mağlup olup bazı günahlara girmiş olsa bile, yalana asla tevessül etmez. Gerçi savaş gibi birkaç özel durumda yalana cevaz verilmiştir, ama bu, “maslahat varsa yalan söylenebilir” tarzında genel bir hükme medar olamaz. Hz. Peygamber şöyle buyurur:

“Yalan yere yemin malı sattırır, ama bereketi götürür.”1

Aslında hadiste yasaklanan doğrudan yemin olmayıp bu yeminin yalan olarak yapılmasıdır. Bazı durumlar yemini gerektirebilir ve yemin eden kimse bu şekilde doğru söylediğini te’kid etmiş olur. Ama yemini âdet haline getirmek hoş bir tavır değildir. Yeminin bir ağırlığı vardır ve bu ağırlık rastgele yemin etmek suretiyle ortadan kaldırılmamalıdır. Yoksa insanımız doğru yapılan yeminlere de inanmaz hale gelecektir.

1 Buhari, Büyu’ 19

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir