Akıl akıldan üstündür.
Meşveret, yapılacak işler hususunda ehil kişilere danışmaktır. Kur’an-ı Kerimin 114 suresinden biri olan Şûra suresi, adını meşveretten almaktadır. İlgili surenin otuz sekizinci ayeti, kâmil mü’minlerin vasıflarını zikrederken şunu da nazara verir: “Onların aralarındaki işleri şûra iledir.”
Cenab-ı Hakk’ın insanı yaratırken meleklere “ben yeryüzünde bir halife kılacağım” demesinde insanlara meşveret dersi vardır.1
Hz. Peygamber vahye mazhar olmakla beraber işlerini meşveretle yapmıştır. O, kendi görüşlerini dikte ettiren biri değildi. Hemen her hususta ashabıyla meşveret eder, onların görüşlerini alırdı. Ebu Hüreyre, Rasulullahın bu yönüyle alakalı şu tesbitte bulunur:
“Ben, Rasulullahtan daha fazla arkadaşlarıyla meşveret eden birini görmedim.”2
Meşverette dikkat edilmesi gereken en önemli husus, meşveretin ehil kimselerle yapılmasıdır. Mesela, yeni bir ticari işletme açmayı düşünen biri, işin helal ve haramlarını din bilginlerine sorarken, kârlı olup olamayacağını o sahayı iyi bilen tecrübeli kimselere sormalıdır.
1 Bakara, 30
2 Tirmizi, Cihad, 35
