Faizin Sonu

Alış verişle faiz arasında, nikâhla gayr-i meşru
beraberlik kadar birbirinden fark vardır.

“Faiz yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, ‘alış veriş de faiz gibidir’ demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alış verişi helal, faizi ise haram kılmıştır…”1

Ayet-i kerime, alış veriş yerine faizi esas alanların feci sonlarını haber vermektedir. Günümüzde faiz yiyen nice insanın şöyle veya böyle bir şekilde çarpıldıkları ortadadır. Bunlar kabirlerinden şeytan çarpmış kimse gibi kalkacaklar, mahşer meydanına öyle zavallı bir halde geleceklerdir.

Faiz yemeyi bir hayat ölçüsü yapanlar nezdinde faiz de alış veriş gibidir. Hâlbuki faizde haksız ve risksiz kazanç vardır, alış verişte ise risk sebebiyle kârı hak etme söz konusudur. Mesela, bir tüccar yüz liralık yatırım yapsa ve bir ay sonunda yüz on lira alsa, bir başkası yüz lirasını faize verip sonunda yüz on lira alsa, bunlar her ne kadar aynı süre içinde aynı oranda kazanmış görülseler de, birincisi ticaret yoluyla kazanmış, diğeri önceden belirlenmiş olan faizini almıştır. Bunlar, iki ayrı bardakta gördüğümüz normal su ile deniz suyu kadar birbirinden farklı şeylerdir. Yani şeklen aynı zannedilebilir, ama aslında çok farklıdırlar.

1 Bakara, 275

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir