Bile bile faiz yemek, ilâhî kanunu çiğnemek demektir.
“Ey iman edenler! Eğer gerçekten müminler iseniz Allah’tan korkun ve faizden arda kalanı bırakın.
Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz/anapara sizindir. Böylece hem haksızlık etmezsiniz, hem de haksızlığa uğramazsınız.”1
Faizin her taraftan kuşattığı bir ortamda yaşayan insanlar, bunun farkına vardıklarında artık bu yanlış uygulamaya son vermeleri gerekir. Sözgelimi, bankaya faize verdiği parayı çeker, birikmiş faizini de alır. Ama bu faizi kendine kullanmadan başkalarına yardım olarak verir, anapara ise kendine aittir. Bir daha da faiz işlerine bulaşmaz.
Sayıları az da olsa bir kısım insanımızın faize hiç bulaşmadan yaşayabilmeleri, diğer Müslümanların da isterlerse faizden uzak kalabileceklerinin bir delilidir. Bu, zordur, ama imkânsız değildir.
1 Bakara, 278-279
