Din, ticarete kurallar getirir.
Ticaret, tarih boyunca günlük hayatın en büyük gerçeklerindendir. İnsanlar, geçimlerini temin için alır ve satarlar. Peygamber Efendimiz, ticarete teşvik eder ve şöyle der:
“Rızkın onda dokuzu ticarettedir.”1
“Dürüst, sözüne ve işine güvenilen tüccar; nebiler, sıddîkler ve şehitlerle beraberdir.”2
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydası dokunandır.”3
İnsanlara faydalı olmanın en güzel yollarından biri ticarettir. Bir iş adamı, fabrikasında yüzlerce veya binlerce işçi çalıştırdığında bu insanların helalinden rızık elde etmelerini sağlar, ülke ekonomisine ve milli gelire katkıda bulunur, işsizlikten meydana gelebilen nice sıkıntının bitmesine katkı yapar.
Ayrıca, İslâm Dininin Endonezya ve Malezya gibi ülkelere Müslüman tüccarlar aracılığıyla girmiş olduğu da göz ardı edilmemelidir.
Demek ki iyi bir tüccar, maddî ticareti yanında manevî ticaretini de yapabilir ve böylece dünya ve ahirette bahtiyar olur.
1 Suyûtî, Câmi’u’s-Sağîr, 3, 244
2 Tirmizî, Büyu’, 4
3 Ahmed Bin Hanbel, Müsned, II, 4, 5, 335
