Thomas Edison “Deha % 1 ilham, % 99 terdir” der. Herkeste zekâ seviyesi yaratılıştan aynı olmamakla beraber, “dahi” dediğimiz insanlar genelde kapasitelerini iyi geliştirmiş kimselerdir.
İnsanın mahiyeti bir tarlaya benzer. O tarlada pek çok kabiliyet tohumu beraberce bulunur. Bu kabiliyetlerin verilişi vehbi olmakla beraber, geliştirilmesi kesbidir. Yani, yaratılıştan herkes eşit özelliklere sahip değildir, kabiliyetler farklı farklıdır. Ama bu kabiliyetlerin geliştirilmesi, tümüyle insana bırakılmıştır. Sözgelimi aynı zekâ düzeyine sahip iki kişiden biri belli bir alanda dünya çapında bir isim olurken, diğeri kendi halinde kalabilir. Birisi kabiliyet tohumunu ağaç yapmış, diğeri ise tohum halinde bırakmıştır.
Kabiliyetler uyarıldığında gelişme gösterir. Mesela, insanın sağ eli daha çok çalıştığı için sol elinden daha güçlüdür. Demek ki, kullanılan kabiliyetler zamanla gelişir, atıl kalanlar ise, sönükleşir, cılız kalır.
Artık günümüzde zekânın çok yönlülüğü nazara verilmektedir. Yani, zekânın çok görünümleri vardır. Kimi insan matematiğe kabiliyetlidir, kimi sanata… Kimi sosyal zekâya sahiptir, kimi duygusal zekâya… Kimi teorikte başarılıdır, kimi pratikte…
