İnsan, aile hayatı yaşayacak bir tabiatta yaratılmıştır. İlk insan olarak Hz. Âdemi yaratan yüce Allah, ona eş olarak Hz. Havvayı vermiştir. Bugün yeryüzündeki bütün insanlar bu iki insanın aile hayatının meyveleridir.
Mıknatısın artı ve eksi kutuplarının birbirini çekmesi gibi, erkek ve kadın arasında benzeri bir çekim vardır. Bu çekimin neticesi olarak, taraflar nikâh akdiyle aile hayatını kurarlar, bir araya gelirler.
Aile, toplumun çekirdeği, merkezi, zembereği, tuğlasıdır. Aile hayatı iyi değerlendirildiğinde her iki taraf için “küçük bir cennettir.” Şu ayetler, aile hayatının önemli konumunu bize ders verir:
“Allah, evlerinizi sizin için bir sükûnet yeri kıldı.”1
“Allahın ayetlerinden biri de, kendileriyle sükûnet bulmanız için kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet meydana getirmesidir.”2
Öyleyse evlerimiz gerçek anlamda birer “huzur evi” ve eşlerimiz de huzur bulmamız için en önemli birer vesile olabilirler.
1 Nahl, 80
2 Rum, 21
