İnsan, anasından yiğit olarak doğmaz, zamanla yiğit olur.
Çocuklar dinledikleri ninnilerin rüyasını görürlermiş. Fetih ninnileriyle büyütülen bir çocuk “gönüller fatihi” olmaya namzettir.
Binlerce yıllık insanlık tarihi, bir yönüyle yiğitlerin resm-i geçitte bulunmalarının tarihidir. Çünkü sıradan hayat yaşayanlarda kayda değer bir özellik olmadığından, böyle kimseler bir iz bırakmadan tarih sahnesinden kaybolurlar. Bazıları ise bir destan yazarak giderler.
Böyle yiğitlerin hiçbiri anasından yiğit olarak doğmamıştır. Hepsi içinde bulundukları şartları iyi değerlendirmiş, zamanla “yiğit” olmuşlardır. Bunda anne babanın elbette çok emekleri vardır. Ama çocuk onlardan yiğitlik ruhu almasa bile, etrafında bulunan yiğit insanlardan modelleme yapabilir ve yiğit olarak yetişir.
Kişinin yiğit olarak yetişmesinde tarihte iz bırakmış önder insanları model almasının çok önemli etkisi olur. Bunun için, yiğit olmak isteyen her gence düşen en önemli bir vazife, iyi bir tarih bilgisi elde etmektir. Tarihi öğrenmek, gencimize tarih şuuru kazandıracaktır. Böylece o, hayalindeki kahramanlar gibi olmak isteyecek, en azından o yolun yolcusu olacaktır.
