Toplum, fertlerden meydana gelir. Bedenin sıhhati, bedeni meydana getiren hücrelerin sıhhatine bağlı olduğu gibi, toplumun sıhhati de onu meydana getiren fertlerin sıhhatine bağlıdır. Bu noktada “Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru gittikten sonra, dalâlette olanlar size bir zarar veremezler” (Maide, 105) âyeti mühim bir esası bildirir. Hamdi Yazır, âyetin tefsirinde şöyle der:
“İçtimaî salâh ve hidayetin başlangıcı, ferdî salâh ve hidayettir. Fertler doğrulunca, cemaat da doğrulmuş olur. Cemiyeti ıslah ve tanzim etmek isteyen fertler, her şeyden önce kendilerini ıslah etmeli, ‘emr-i bil mâruf, nehy-i anil-münker’e evvelâ kendi nefislerinden başlamalıdırlar.” (III, 1826)
“Hiçbir günahkâr başkasının günahını çekmez” (En’am, 164; İsra, 15; Fâtır, 18…) âyeti, ferdî mes’uliyet noktasında bazen yanlış anlaşılabilmektedir. Hamdi Yazır, bu konuda şu açıklamayı yapar:
“Böyle demek, ‘günahın failinden başka kimseye zararı olmaz’ demek değildir. Ancak, ‘her fiil failine nisbet olunur ve her günahın alâkadar olanlara alâkaları nisbetinde taallûku bulunur’ demektir.” (III, 2115)
